Hareketsizlik ve kapanma durumlarında, iç organlarımızdaki duyular o kadar ürkütücüdür ki onları düzenli olarak bilincimizden uzak tutarız. Ama bu ''namevcudiyet'' stratejisi sadece statükoyu korur ve hem bedeni, hem de beyni bir enformasyon trafiği karmaşasına umutsuzca mahkum eder. Bu da travma ve indirgenmiş bir hayat, gölge bir varoluş için reçetedir.