Yaz Ayazı
Her şey o akşam o taş evdeki ruh çağırma seansından sonra başlamıştı. Derin, uzun bir süre kendine gelememiş ve sitenin de trafosunun patlamasıyla her yer iyice karanlığa bürünmüştü. Uzaktan gördüğü o mor ışık ise iyice alt üst etmişti onu. Üstelik o ışık taş eve doğru gitmekteydi. Hemen peşine düştü Derin. O an farketti ki bu köydeki albino hastası kız İris'ten başkası değildi fakat ne kadar ona seslense de sesini duymuyordu.
Derin, hayatı çok ciddiye almayan Amerika'da yaşayan bir gençtir. İris ise hayatı boyunca köyden dışarı çıkmamış, hastalığı nedeniyle ailesi tarafından koruma altına alınmış, paranormal yetenekleri olan ve herkesten izole olarak büyütülmüş bir genç kızdır. O gün köylü tarafından lanetli olarak bilinen o taş ev ikisini de çağırmış ve ikisi için de hem güzel hem de çok zor günler artık başlamıştır.
Birbirinden oldukça farklı olan bu iki genç artık birbirini görmeden yapamaz hale gelmiş iki aşıktır. Derin'in gitme zamanı yaklaşmış ve ayrılma vakti gelmiştir. Bir dargın bir barışık süren bu ilişkide Derin her şeyi geride bırakıp İris'e geri dönmüştür. Bu arada İris de o taş evde yaşamaya başlamıştır ve Derin de geldikten sonra ikili burada yaşamaya devam eder.
Fakat artık bundan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır. O taş evde onları öyle bir şey beklemektedir ki kendileri bile ne olduğunu anlamayacak ve bütün hayatları bir anda alt üst olacaktır. Aşkları bunun da üstesinden gelip bir ruhla savaşacak kadar büyük müdür? Yoksa ruha karşı koyamayıp herkes kendini kurtarmaya mı çalışacaktır?
Sessizlik, bazen en uzun cümlelerden bile daha anlamlıydı.