yılın ilk kitabı!
yazar, arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirdiği ermenistan seyahatini anlatıyor. ama kitabın girişinde bu kitabı bir gezi kitabı olarak değil de kendi duyguları, düşünceleri, deneyimleri üzerine bir anlatı olarak değerlendirmemizi istiyor. kitabı okurken de bunu hissediyoruz zaten. ermenistanı gezerken gördüğü yerleri, tarihini, kendi bakış açısıyla nasıl yorumladığını, anılarını harmanlayarak okura sunuyor. ermenistan merak ettiğim bir ülke olduğu için okumuştum, görsellerle olsun yazarın detaylı anlatımıyla olsun biraz daha fikir edindiğim bir kitap oldu. özellikle türklerin kültürü, türkiye ermenileri ve ermenistan ermenilerinin ortak-farklı yönlerinin anlatımı, yemekleri, sokak kültürü, halkın fenotipi gibi konularla seyahat esnasında gözlemlenebilecek türde detayları da okurla paylaşmasıyla güzel bir aracı oldu bence.
ancak maalesef yazarın dili beni çok çekmedi ve kimi noktalarda anlatımından rahatsız olduğum kısımlar oldu. çok beğendim diyemem, ama kötüydü de diyemem. orta seviyedeydi benim için.
yazar bu kitabı seyahatinden bir yıl sonra yazdığı için çoğu şey iyice pekişmişti, yazarın dilediği gibi bir gezi günlüğünden ziyade anlatı olarak yorumlamak daha doğru oluyor.