O mezarlardan birinden çıkarılan ve bir kız çocuğuna ait yirmi iki metre saça bakıyor Marquez. Ve bu saçların ucunu babaannesinin ona anlattığı bir efsanenin ellerine uzatıyor. Tarihin kırışıklıkları arasında kalıp gizlenmiş öyküleri iç içe geçirmekte, onları taşıdığı zamanın ruhunu satırlarına yedirmekte bir usta Marquez. Kuduz hastalığına yakalanan bir kız çocuğu cin çarpmış, içine şeytan kaçmış denerek manastıra zincirleniyor. Ve şeytanı kovmakta görevli din adamı kıza aşık oluyor. Ama biz Ortaçağın karanlığını da okuyoruz bu kitapta, köleliği, beyaz ırkın budalalığını, bağnazlığı ve sevgisizliği