Toplu Oyunları 3Eugene Ionesco
1.Kral ölüyor
Kral Berenger, başlangıçta ölümsüz olduğuna inanır ve krallığının sonsuza dek süreceğini düşünür. Ancak, doktor ve danışmanları ona yalnızca birkaç saatlik ömrü kaldığını açıklar. Krallık da onunla birlikte çökmektedir; doğa yok olur, binalar yıkılır, insanlar dağılır. Kral, önce bu durumu inkâr eder, ardından öfke, pazarlık, çaresizlik ve kabullenme aşamalarından geçer. Bu süreçte, iki eşinden biri (Kraliçe Marguerite), ölümü kabullenmesi için onu yönlendirirken, diğer eşi (Kraliçe Marie) ona umut vermeye çalışır. Sonunda Berenger, her şeyden vazgeçer ve yalnız başına ölüme yürür.
2.Gönüllü Katil
Eugène Ionesco’nun The Killer adlı eseri, modern insanın anlam arayışı, ahlaki çelişkiler ve varoluşsal mücadeleleri üzerine yoğunlaşır. Baş karakter Berenger, Ionesco’nun birçok oyununda olduğu gibi sıradan, ezilen, ancak derin bir insani duyarlılıkla dolu bir figürdür. Bu eserde, Berenger’in "ışıltılı şehir"deki hayranlığı ve hayal kırıklığı, insanın ideal bir dünya özlemi ile bu dünyanın çarpıklığı arasındaki çatışmayı gözler önüne serer. Berenger, ideal bir ütopya gibi görünen "ışıltılı şehir"i keşfettiğinde sevinç ve hayranlık duyar. Şehir, düzenin, güzelliğin ve uyumun bir simgesi gibidir. Ancak bu mutluluk, şehrin içinde bir katilin yaşadığını öğrenmesiyle kısa sürer. Katil, insanları kandırarak havuzda boğar ve bu durum, şehrin "ışığı"nın altında yatan karanlığı ortaya çıkarır. Bu, ideal bir düzenin dahi insani kötülükten azade olmadığını vurgular.Berenger, nişanlısı olduğunu düşündüğü Dany’nin katil tarafından öldürülmesiyle hem kişisel bir trajedi yaşar hem de bu düzenin masumiyetine olan inancını kaybeder. Bunun üzerine, Berenger, katili bulmak için çabalar ve oyunun sonunda onunla yüzleşir. Katil, fiziksel olarak güçsüz, küçük bir adamdır ve bu, kötülüğün bazen beklenmedik, sıradan bir figür tarafından temsil edilebileceğini gösterir. Doruk noktasında, Berenger, katili cinayetin yanlış olduğuna ikna etmek için çeşitli argümanlar sunar: empati, ahlaki değerler, vatanseverlik, Hristiyanlık ve hatta nihilizm. Ancak tüm çabaları sonuçsuz kalır. Bu, kötülüğün bazen rasyonel düşünceyle veya ahlaki çağrılarla engellenemeyeceği fikrini ortaya koyar. Oyunun sonunda Berenger’in kaderi belirsizdir; ölür mü, hayatta mı kalır, yoksa kötülük karşısında tamamen teslim mi olur?