2.Bayezid(Fatih Sultan Mehmedin oğlu 1502 yılları 16.yy)Altınboynuz Haliçe Bizans surlarıyla Galatayı birbirine bağlayan köprü yaptırmak istemektedir.Osmanlı imp en iyi dönemleridir ve italyayla ilişkiler oldukça iyidir.Köprü projesi açılır ve Leonardo Da Vinci kabul edilir ama çizimleri amatörce bulunur.Bunun üzerine ünlü heykeltraş Michelangelo İstanbula davet edilir.Paraya ihtiyacı olduğundan ve 2.Julius'dan(papa)gereken desteği görmeyen,kovulan kendisine rakip olarak gördüğü sevmediği Da Vincinin projesinin reddedildiğini de öğrenince gizlice ülkesinden ayrılır ve İstanbula gelir.(o sırada Konstantiniyedir)Hiç tanımadığı güzelliklerle dolu İstanbuldadır.Veziriazam tarafından kendisine rehberlik yapması için bir şair,tercüman ve atölye tahsis edilir.içki alemine düşkün şair Mesihi ile İstanbulu gezerler.Ayasofyanın kubbesine,Bayezid kütüphanesinin aydınlatma sistemine hayranlık duyar.Yabancı uyruklu halkın özgürce yaşadıklarını görünce çok şaşırır.Gittiği meyhanelerden birinde endülüslü bir güzelle tanışır ama gereken ilgiyi gösteremez.İstanbulda sürekli kardeşleriyle mektuplaşır.Priştineli şair Mesihi Michelangolaya ilgi duymaktadır.Ama Michelangelo hiç ummadığı olaylarla karşılaşınca köprüyü tamamlayamadan İstanbuldan gizlice kaçmak zorunda kalır.Ünlü Sistine Şapeli için çalışırken İstanbulda 1509'da büyük deprem gerçekleşir.Yapmaya çalıştığı köprünün ilk kemerleri ve ayakları yıkılmıştır.Bir daha da adı anılmamıştır.Kurgu ve gerçeğin içiçe geçtiği bir hikayedir.16.yy konstanniyesi Michelangelonun gözünden anlatılmıştır.Michelangelo gerçekten İstanbula gelmişmidir?Belgelere göre evet ama tam net değildir.Roman kardeşlerine yazdığı mektuplardan,el yazmalarından ve saray arşivlerinden yola çıkılarak yazılmıştır.Haliç için çizdiği köprü projesi Vatikanda müzededir.Çok etkileyici bir olay örgüsü olmasa da rahat ve yalın bir anlatımı ve sanat,tarih ve mimari var.