8/10
·188 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
3 ayrı kadın, 3 ayrı ülke, 3 ayrı mücadele... Hindistan, Kanada ve İtalya'da, üç farklı ülkede birbirinden bağımsız hayatlara ve mücadelelere sahip üç farklı kadının hikayesi anlatılıyor. Kitap çok edebi bir anlatıma sahip olmasada, üç farklı kültürde yer alan üç farklı mücadele kitaba akıcılık sağlıyor. Farklı kültürleri tanıma olanağı veriyor. Farklı bakış açılarından bakma fırsatı sunuyor. Ancak bu bakış açılarını değerlendirmek istiyorum ve bunu spoiler vermeden yapmam mümkün değil, dolayısıyla kalan yazım "Spoiler" içerir. Hindistan'da yer alan Smita kast sisteminin en alt tabakasında olduğu için ailesinin yıllardır devam ettirdiği mesleği devam ettirmek zorunda kalmıştır. Ama kızının okuma yazma öğrenmesini ve bu sistemde sıkışıp kalmasını istememektedir. Kitapta bu yolda bir mücadeleye, bir yolculuğa çıksa da gerçekler farklıdır. Hindistan'ın kültürünü, sosyal yapısını, kast sistemini gördükçe bu mücadelenin gerçek hayatta ne kadar mümkün olduğu tartışılır. Hindistan'ın toplumsal yapısına baktığımızda ve Hindistan nüfusunun büyüklüğünü düşündüğümüzde, dünya nüfusunun neredeyse çeyreği bu kültüre ait. Ve bu kültür bir insanın "insanca" yaşamasına uygun bir kültür değil. Kast sistemi sonucu oluşan sınıf farklılıkları, eğitim seviyesinin düşüklüğü, insanlara sunulan yaşam olanaklarının yetersiz seviyede oluşu, hatta hayvanlardan bizi ayıran unsurlardan biri olan tuvaletten bile bihaber insanların yaşadığı bölgelerin olması, kadınların erkeğin malı olarak görülmeye devam edilmesi ve toplu tecavüzün bir gelenek olması gibi birçok etken Hindistan'ın insanca yaşamaya uygun bir yer olmadığının bir göstergesidir. Ne yazık ki, dünya nüfusunun çeyreği bu kültüre sahip olup bu kültür içerisinde saçma sapan dini inanışlarıyla beraber (bazı bölgelerde fareye tapmak gibi) yaşadıklarını zannetmektedirler. Kitaptaki bir diğer kadın ise Kanada'da yaşayıp başarılı bir kariyeri olan avukat Sarah'tır. Ancak kariyer hırsı gözünü öyle bürümüştür ki, çocuklarına bile vakit ayıramaz. Kansere yakalandığında bile, sağlığından önce kariyerindeki düşüşün nasıl önüne geçebileceğini düşünmektedir. Bir tarafta Hindistan'da sistemin içine hapsolmuş çaresiz Smita, bir tarafta her şeye sahipken bile kariyerinde en yüksek noktayı hedeflediği için ulaşamayan Sarah... İki kadını düşündüğümüzde Sarah'ın hırsı ve hep daha yüksekte gözü olması biraz şımarıklık ve açgözlülük diyebiliriz. Anlatılan bir diğer kadın ise İtalya'da yaşayan Guila. Guila, babasından kalan ve ailesinin yıllardan beri yaptığı iş olan atölyede işlerin başına geçmek durumunda kalır. İşleri devam ettirebilmek için çözümler üretmesi gerekir. Guila, ne Sarah kadar kariyer meraklısı ne de Smita kadar şanssız bir yer de doğmuştur. Guila, hem kişilik hem de yaşadığı yer ve refah düzeyi bakımından ortalama ve mutlu bir hayat içerisindedir. Üç kadın arasında en ideal yaşama sahip olanın Guila olduğunu düşünmüştüm ilk başlarda. Ancak Fransız yazar kendi ülkesinde yaygın olan farklı kültürlerin birbirleriyle etkileşimini kitabında da Guila üzerinde yansıtmış. Guila ve Kamala isminde Hint bir sığınmacı arasında bir aşk başlıyor. Yazar, ülkesi insanca yaşamaya bile uygun olmayan birini kurtarıcı olarak anlatarak gerçekçi olmayan, pembe bir tablo çizmiş. Acaba kendi ülkesinde de sığınmacıları kurtarıcı olarak mi görüyorlar? Sanmıyorum, çünkü kurtarıcı olarak görmüş olsalar ülkelerindeki sığınmacılar "Neden dışlanıyoruz?" diye eylem yapmazlardı. Kitap görüldüğü üzere insanı farklı konularda, farklı karakterler üzerinden, farklı olaylara, farklı durumlara bakmamızı ve üzerinde düşünmemize sevk ediyor. Zaten bir kitap da bunu yapabiliyorsa o kitap okunması gereken bir kitaptır.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
·
31 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.