Hem ingilizcesini hem çevirisini okumuştum. İlk okuyuşumda Dorian’a çok laflar ettiğim ve beni sinirlendirdiğini söylemeliyim. Kitabı önerdiğim çoğu insan yarısında, hatta daha da öncesinde delirip kitabı bıraktı. Ama ben nedense üçüncü kere okumayı düşünüyorum. Toplumun güzellik algısını, bunun ne denli güçlere sahip olduğunu, bu elde edilen güçle insanın nasıl çirkinleşip zehirlenebileceğini anlatıyor. Bu mesajlar ve yazarın anlatışı beni hikayenin içine çekti. Son sayfasından ilk cümle okuyarak başlamıştım ama unutmuştum tabii ki. Merakla sonunu bitirip şaşırdığım eserlerden birisi. Umarım sizin de keyif alacağınız bir eser olur
(Uzun bir süre önce okumuştum o yüzden üçüncü kere okuduğumda bu incelemeyi güncelleyeceğim.)