7/10
·560 syf.··
2025 5. kitabı
Kitabı bitirdim ve kendi kendime şunu söyledim: "560 sayfaya gerçekten gerek var mıydı?" Asla yoktu asla. Öncelikle kitap kötü değildi ama iyi de değildi. Potansiyeli vardı. Biraz yazar bu işi batırmış gibi geldi bana. (Spoiler içerir.) Eğer Tina daha erken gelseydi ve olaylar bir şekilde illegale dönseydi ya da en azından velayet mahkemesi gibi bir şey görseydik kitap daha ciddi olabilirdi. Gerçekten potansiyeli vardı ama basit anlatımlar, çocuk oyuncağı gibi başlayan ama aniden çözülen sorunlar ve her romantik kitapta olmak zorundaymış gibi yazılan ayrılık kitabı o kadar basitleştirmiş ki. Olay örgüsü şu şekilde olabilirdi: En başından Naomi'nin nişanlısından fiziksel ve psikolojik şiddet gördüğünü ve kendi düğününden ikiz kardeşinin aramasıyla kaçmasını bize anlatabilirdi. Böylece başrol kızımızın aslında ne kadar kötü bir durumun içinde olduğunu kavrayabilir ve sürekli "Kötü bir gün geçiriyorum ve kahveye ihtiyacım var." repliğini dinlemek zorunda kalmazdık. Ardından ikiz kardeşi kızını kendisine bırakıp kaçar ve olaylar başlardı. Böylelikle biz errrkek(!) olan başkarakterin yardımlarını daha ciddiye alabilir böylelikle minnettarlıkla onun sürekli saçma sapan söylenmelerini görmezden gelebilirdik. En azından ona azıcık da sempati besleyebilirdik. (Bu kadar kötü bir erkek karakter uzun zamandır okumamıştım.)
Üstesinden Gelemediğimiz ŞeylerLucy Score · Martı Yayınları · 2023682 okunma
·
95 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.