Puan vermedi·312 syf.····Okunma: 16 Ocak 2025 07:24 Caraval'dan sonra bu mutlu sona o kadar hasretim ki nasıl olursa olsun mutlu olsunlar da uzunu kısası farketmez artık. Karakterlere daha da fazla bağlandım. Yazarın anlatımına yabancı ya da geçmişlerini bilmiyor da değilim. Buna rağmen aynı hissetim okurken. Sanki ilk defaymış gibi. Ay çok üzgünüm şuan, aklımda delibal'ın şarkısı çalıyor. Sakin olun! Sonların alakası yok. "Mutlu son" çok geçiyor kitapta ondan. Neyse diycem AMA NEDEN YAZARIM??? JACKS BAŞROL YA HANİ? APOLLO VE AURORA DEĞİL!!! Neden Jacks'ten daha fazla sahneleri var bunların? Garezin mi var bu adama senin ya. Kaç kitaptır kırık bir kalbi var diyorsun final kitabında azıcık yer veriyorsun!!! O son sahnede o kadar kırılgandı ki gözyaşlarımı zor tuttum. Son ana kadar o ikisinin kötülükleri bitmek bilmedi. Greçekten onlar kazanacak sanıyorsunuz öyle sınırları zorluyorlar. Apollo... manipülatör bir pislik olduğu için asla Evangeline'e bişey diyemem. Hatta helal olsun Jacks'ten vazgeçmediği için. Jacks'in kendinden vazgeçtiği anda bile pes etmek nedir bilmedi. Hak ettiğimizi aldın Eva, canımsın. Ama tabii bu oksijen israfı Apollo için seriyi harcayamam. Novella umudum var çünkü. Evajacks daha mutlu bir sonu hak ediyor. Özellikle Jacks için bunu çok bekledim. Sonra... okuduğum en en güzel şeylerden biriydiler. Bu kadar çok sihri hissedeceğim bir evreni daha da zor bulurum. Bulsam bile yeriniz çok ayırı. Evangeline'in her zaman dediği gibi "Herkesin sonsuza dek mutlu olma potansiyeli var" ama bu çok zor bir mutlu sondu. Bana da değerini bilmek düşer. Şimdi mutluluk anını tekrar tekrar okuyacağım. Çünkü elimde bir tek o var :(