Puan vermedi·206 syf.··
Beğendi
·
2025 6. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 15 Ocak 2025 08:48
Duygularımızın, düşüncelerimizin ve niyetlerimizin evrendeki her şeyle nasıl etkileşime geçtiğini ve hayatımızı nasıl şekillendirdiğini anlamamıza yardımcı olacak ilgi çekici bir eser Pierre Franckh'ın Rezonans Kanunu. Hayatımızda pek çok şey istiyoruz. Başarılı olmak, para kazanmak, mutlu bir evlilik yapmak… Peki buna kim engel oluyor? Patronumuz mu? Eşimiz, sevgilimiz veya ailemiz mi? Yoksa bizzat kendimiz mi? Bizler bu ve buna benzer bir çok soruya cevaplar ararken Alman yazar Pierre Franckh, istek ve hedeflerimize ulaşabilmenin yolunun rezonans kanunuyla gerçekleşebileceğini ve bu frekansa nasıl geçeceğimizi ilginç detaylarla eserinde bizlere sunuyor. Rezonans Kanunu'nun ilk kısmında kuantum düşünce tekniği temelinde yer alan rezonans alanının ne olduğu, nasıl işlediği anlatılıyor. Rezonans alanı sayesinde evrendeki her şeyin birbiriyle titreşim hâlinde olduğunu söyleyen Franckh, bu titreşimin vücudumuzdaki organlar ve hücreler için de aynı etkiyi gösterdiğini savunuyor. Yine aynı kanunun maddeler için de geçerli sayıldığını söyleyen Franckh, bunu şöyle bir örnekle aktarıyor: “Piyanoda şunu gözlemleriz: Tuşlardan birine bastığımızda tüm teller bastığımız notayla bir rezonans alanı oluşturur ve bunun sonucunda basılan notayı tanıyıp ona uyum sağlayarak titreşirler. Notalar biraz tiz veya pes olabilir ancak kendi rezonanslarını bulduklarında titreşime geçerler.”   Pierre Franckh piyanonun tellerine basıldığında, tellerin basılan telle uyum içinde titreşmesi gibi insanların, eşyaların ve olayların aynı rezonans alanına girdiklerinde titreşmekten başka şansının olmadığını vurguluyor. Franckh, benzerin benzeri çekmesi konusunu da çok detaylı bir şekilde işlemiş Rezonans Kanunu"nda. Negatif bir rezonans alanındaysak negatifi, pozitif bir alandaysak pozitif olayları çekiyoruz. Bu nedenle hangi titreşimi yaydığımız, hangi rezonans alanı içinde olduğumuz ve bunun farkında olmamız önemli. “İnsanlar, eşyalar ve olaylar bizimle aynı frekansta olduklarında, titreşim alanımızdan uzaklaşamazlar.” Temiz bir frekansa geçebilmek için pozitif düşünmek gerekiyor ancak bu yeterli değil. İsteklerimizi hayatımıza çekebilmek için beynimizden daha önemli olan bir organımız daha var: Kalbimiz. 1991 yılında kurulan HeartMath Enstitüsü’nün duygusal psikoloji ve kalp-beyin hakkında yapmış olduğu çalışmalarda, kalbin yaklaşık iki buçuk metre yarıçapında güçlü bir enerjiyle çevrelenmiş olduğu ve bunun beyinden çok daha geniş bir enerji alanına sahip olduğu gözlemlenmiş. Buna göre kalp tarafından üretilen elektromanyetik alanlar vücudumuzdaki diğer organlarla da iletişim kuruyor. Beynin hangi hormonları ve kimyasal maddeleri üretmesi gerektiğini kalp belirliyor. Bunu da beyinle arasındaki bir bağlantı sayesinde yapıyor. Bu bağlantıda duyguların önemi büyük. Ancak yapılan araştırmada sadece duyguların değil inançların da bu elektromanyetik alanı şekillendirmede aktif rol oynadığı tespit edilmiş. Bu elektromanyetik alan hem bedenimizi hem de çevremizi saran manyetik alanı etkiliyor. Yani pozitif bir rezonans alanına geçebilmemiz için sadece düşünmek yetmiyor, buna yürekten inanmamız gerek. “Kalbimiz, tüm inançlarımızı ve hislerimizi elektromanyetik dalgalarla titreşimlere dönüştüren bir araç gibi çalışır.” Rezonans Kanunu'nun diğer bölümlerinde sağlıklı rezonans alanına geçebilmemiz için pratik bilgiler veren Franckh, düşünce gücüyle inançlarımız arasındaki bağlantıyı pozitif bir şekilde hareketlendirmemiz için bazı alıştırmalar sunuyor. Kitapta yer alan bu alıştırmalardan bir tanesi şöyledir :İstediğimiz bir şeyi hayal ederek görselleştirdiğimizde arzu ettiklerimizi, hayatımıza daha hızlı çekeceğimizi savunuyor. Bunu yaparken en önemli nokta gerçekten inanarak yapmamız. Zihnimizdekini sadece görselleştirip inanmadığımız takdirde rezonans alanımızı da negatif etkilemiş oluyoruz. Kitapta yer alan diğer bir öneri de; hoşumuza giden, bize iyi gelen müzikler dinlemek.. Franckh, bunu şöyle açıklıyor; “Modern bilim, harmoniklerin, insanlara sadece sağlıklı ve iyileştirici frekanslara akort olmalarını sağlayarak yardım edebileceğini keşfetmiştir. Başka bir deyişle insan bedeni bir müzik enstrümanına benzetilebilir. O veya bu frekansla akort olan ve bu doğrultuda şekliyle kalıbını değiştiren bir rezonans kutusuna sahibiz.” Özetle; Rezonans Kanunu'nda Franck, hoşumuza giden bir müzik dinleyerek veya uygun enstrümantal tınıları dinleyerek kendimizi hızla bununla uyumlu hâle getirebileceğimizi aktarıyor. Tahmin etmiş olmalısınız ki,kitapta tek bir uygulama yok. Tüm bu detayları ve daha fazlasını merak edip öğrenmek istiyorsanız, düşüncelerin gücüne inanıyorsanız “Rezonans Kanunu” kitabını gönül rahatlığıyla okuyabilirsiniz. ⋆ ˚。⋆୨୧˚ TANRI TÜRK E YÂR OLSUN ˚୨୧⋆。˚ ⋆
Alıntı
Rezonans KanunuPierre Franckh · Koridor Yayıncılık · 202525,9bin okunma
·
100 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.