Gönderi

SERHAT KIZI
Her kuyuya düşen Yusuf mu oluyor? Her poları giyenin Serhat kızı olmayacağı gibi. Rahat bırakın ayrılık polarını. Giyemesin Nemrudlar, Dokunamasın taş kalpli Ebreheler. Ebabil olup yağmak istemiyorum, Bir Serhat kızı sabahında. Seni anlatıyorum gayri safi Türkçemle, kah argın kah kırgın, Ayaklarım ileriye doğru adım atsada hep geriye doğru gitmek istiyor sana gelirken. Gözlerimin kaçamak bakışlarına maruz kalamayınca Anlarsın sevda illetinin ne demek olduğunu. Şimdi anlarsın, umarım bir zamanlar sevildiğin kalpte, Kim vurduya gitmek nasıl bir duygudur. Faili meçhul cinayetti, Bir o kadar da zalim işiydi. Sana bakışlar atardım, Arabi, Farisi. Şiirler yazardım, bir o kadar da düşman işi. Fakat sen aldırmazdın, devam ederdin yaramı kanatmalara, Beni hiçe saymalara. Savrulalım mı seninle uzaklara? Yelken açalım mı? Yeşil denizlere. Bırak şu yanık türküleri, Bırak şu tatsız tusuz hayatı. Seyret hırçın atları, uluyan kurtları. Duy şakırdayan parmakları, Duy yaşayan ölüleri, Duy Çaresiz kalmış tüm kardeşleri. Duy tüm çaresi tükenmişleri. Sadece Duy... Mustafa Hekimoğlu
·
109 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.