·162 syf.··Beğendi
···Okunma: 17 Ocak 2025 13:15 Bu hikâyenin perdesi, Cemil henüz iki yaşında, masum ve savunmasız bir bebekken, babasının zalimlikleri yüzünden, annesinin onu arkasında bırakarak evden kaçması ile açılıyor. Annesinin yokluğu ile açılan yarası, üvey annesinin zulümleriyle giderek büyüyor. Zor bir çocukluk geçiren Cemil'in yarası, yaşı ilerledikçe büyümeye devam ediyor ve bir gün eline babasının odasında bulduğu, annesine ait olduğunu tahmin ettiği bir fotoğraf geçiyor. Fotoğrafın arkasında yazılı olan adresle içine kavuşma umudu doğan Cemil, annesiyle yüzleşmek için yola çıkmaya karar veriyor. Aklında içini kemiren sorular ve yanında Ceren'le birlikte, çocukluğunun geçtiği şehri terkediyor.
Her sayfasında gizemin ve gerilimin giderek arttığı bu kurguda, tansiyon bir an bile düşmüyor.
Bir ilk eser olmasına rağmen, göze batan bir acemilik sergilemediği için, akış sırasında aksaklık yaşanmıyor.
Cemil'in annesine kavuşması ile birlikte, bir yandan geçmişi ile yüzleşmesi, diğer yandan dedektif kimliği ile o bölgede işlenen çifte cinayet üzerinde çalışmaya başlaması ile kurgu katmanlı olarak ilerliyor.
İlerleyen satırlarda katilin gönderdiği mektuplarda kullandığı şifreleme yöntemleri de hikâyeye ayrı bir gizem katarak merak dozunun yükselmesine büyük katkı sağlıyor.
Zaman geçiyor, ceset sayısı artıyor. Bu durum, başta Cemil olmak üzere bütün kasaba halkını iyice geriyor. Bu gerginlik öyle bir noktaya varıyor ki, kasaba halkından bazıları, cinayetlerin Cemil'in kasabaya gelmesi ile başladığını düşünerek, onun katil olduğu şüphesini bütün kasabaya yaymak için harekete geçiyor.
Katil için çember giderek daralırken, hayatı tehlike altına giren Cemil için ise artık her şey bir kabusa dönüşüyor; karanlık ve tekinsiz ilerliyor.
Kurgunun muhteşem akıcılığında, gerilimin dozu hiç hız kesmiyor ve tansiyon doruk noktasına ulaştığında enfes bir şekilde sonuçlanarak perdesini kapatıyor.
Polisiye okurlarının göz ardı edemeyeceği bir eser