·325 syf.····Okunma: 19 Ocak 2025 11:23 çok düşük ıq ile doğan charlie'nin üzerinde yapılan deney sonrası çok zeki birine dönüşmesini, bir süre sonra da eski hâline gelmesini ve bu süreçte başından geçenlerin anlatıldığı bir eser. daniel keyes tarafından yazılmıştır.
kitap charlie'nin dilinden anlatılmıştır. kahramanımız gelişimini gün gün rapor etmiş, okuyucuyla direkt temas kurmuştur. kitabı okurken sanki yazar aradan çekilmiş de charlie ile bir yolculuğa çıkmış hissine kapılıyorsunuz.
charlie'nin yaşı büyük olsa da sayfaları çevirdikçe küçük bir çocuğun masumiyetiyle çepeçevre kuşatılıyorsunuz. aşık olduğundaki şaşkınlığı, ne yapacağını bilemeyişi gülümsetse de çevresini anlamaya başladıkça insanlara olan tutumunu değiştirmesiyle de "aramıza hoş geldin charlie" deyiveriyorsunuz. gerçek dünya böyle bir şey işte! sahtelik, yapaylık içinde yaşamaktansa yalnızlık tatlı geliyor.
algernon'a çiçekler'de beni en çok etkileyen şey, charlie'nin sevgi ihtiyacı oldu. akıllı olmadığı için ailesi tarafından dışlanmasını, yanlarında istenmeyişini hayatı boyunca sırtında bir kambur gibi taşıyor. zaten akıllı olmayı da en çok bunun için istiyor. akıllı olursa belki sevilir, ailesi onu kabul eder sanıyor. işte bu kısım insanın yüreğinde koca bir yumru gibi oturuyor.
algernon'a çiçekler, empati yapmanın doruğuna çıkarıyor insanı. sevmenin, sevilmenin önemini bir kez daha hatırlatıyor bizlere. kitabın sonlarına doğru yalnızlığın dişe dokunur lezzetiyse sofranızda baş köşeyi alıyor bile.
325 sayfalık kitabın yaklaşık ilk 50 sayfasında neredeyse her kelime yanlış yazılmış, her cümlede anlatım bozukluğu var, noktalama işaretleri genellikle yanlış kullanılmış. bu durum, çeviri yapanın kulaklarını biraz çınlatmanıza neden olsa da sonra anlıyorsunuz ki kitap charlie'nin dilinden anlatıldığından onun zekası geliştikçe konuşması da yazması da düzeliyor. bu arada kitaba adını veren algernon ismi, deney yapılan farenin adından geliyor.
kitap bittikten sonra dilinizde oluşan kekremsi tat, yüreğinizdeki burukluk bir süre daha geçmiyor. kitap boyunca charlie, kendisiyle öyle güzel bağ kurduruyor ki iq'sunun yavaş yavaş eskiye dönmesini takip etmek en derinden üzüyor insanı. bence herkesin okuması gereken türden bir eser. okuyun, pişman olmazsınız.