Bir şehrin en sessiz sokağında sevdim seni,
Kaldırımları çatlamış, yağmuru eksik.
Bir ağaç vardı, dalları göğe dokunmayan,
Orada unuttum ellerimi, orada bildim seni.
Bir şarkı gibi değil, bir ağıt gibi de değil,
Sessizlikti bizim harflerimiz, bakışların mektup.
Düşün bir kuş, kanadını çırpmadan durur mu?
Ben de öyleydim işte, seni sevdikçe kanatlandım.
Günlerden neydi, saat kaçtı, kim bilebilir?
Bir gölgeydik yalnız, birbirimize yaslanmış.
Konuşmadık, sesimiz ağrırdı çünkü.
Sadece gözlerin, her şeyin yerini tutuyordu.
Bir şehrin en eski sokağında bıraktım seni,
Kokusu hâlâ üstümde bir yasemin gibi.
Ve bil ki, unutulmak değildir korkum,
Sana eksik bir kalp bırakmaktır, o kadar.