Sığ! Tahmin Edilebilir!
Puan vermedi·282 syf.··
2025 7. kitabı
·
34 saatte okudu
·
Okunma: 21 Ocak 2025 00:46
Her zamanki gibi şaşırtmadı! Ne zaman çok okunan bir kitap görsem ne vakit haddinden fazla övgüye layık olsa (!) aynı kitap sonu hüsran! Gece Yarısı Kütüphanesi bir kitabı elime aldığımda sonuna kadar gitme isteğimden dolayı bitirebildiğim kitaplardan oldu maalesef… aslında genel olarak yorumlarda “hayat bakış açımı değiştirdi, yaşamım anlam kazandı” minvalinde cümleler gördüğümde okur kitlesi hakkında genelde yanılmadığım bir farkındalık kazandığımdan dolayı bu kitlenin okuduğu kitabında ne kader ileri boyutta(!) olabileceğini tahmin ediyorum. Ancak bir kere merak etmiştim ne gelirdi elden okumaktan başka. Karakterimiz Nora hakkında bir sürü bilgiye sahip olacak olsanızda bir sorun var: içi çok boş. İntihar etme -hayattan kopma - artık devam etmek istememe döngüsüne giren ya da girecek olan bir insana hazırlamıyor sizi kitap. Bence ilk büyük kusuru buydu. Çünkü kitabın sonundaki “hayat ne olursa olsun yaşanmalı/ yaşanmaya değer” şiarına ulaşabilmek, yaşamın anlamını sonuna kadar hissetmek için önce neyden nasıl vazgeçtiğini çok iyi bilmek gerek. Nora bir anda babasının baskısından, annesinin depresyonlarından, ardından hızlıca annesinin vefatından bahsederken, evlenemek üzereyken attığı nişan yüzüğüne oradan da ortak müzik kariyerlerine devam etmekten vazgeçtiği için kendisiyle konuşmaktan uzak duran abisinin özlemini anlatıyor bize çok kısa bir sürede. Fakat bilin bakalım ne eksik: DUYGU! İşten kovulup evine dönünce kapıda beliren Ash, ona kedisinin öldüğünü söylüyor ve kedisine bile bakmaktan aciz olduğunu düşünüp intihar ediyor. Bir insanın doğmak, büyüme yaşlanmak elinde değildir. Ancak intihar etmek (dini yönünden bağımsız olarak) büyük bir iradenin ve ironiktir yoklunluğun tezahürüdür. Böylesine büyük bir kararın gelişimi oldukça sığ geldi bana. Saatler 00.00 olduğunda Nora kendini yazarın belli ki yazarken oldukça zevk alıp beğendiği GECE YARISI KÜTÜPHANESİ’nde buluyor. Oysa ki birçok okuyucu bana katılacaktır ki, ilaçların etkisiyle bir rüyayı görmüş olsaydı çok daha sahici olacaktı. Izahi mümkün olmayan bir Araf’ı yaşamak yerine okurun sindirebileceği ve gözünün önünde canlandırabileceği bir giz çok daha sarsıcı olabilirdi. Bunun yanında Ruhsar gibi (90’ların unutulmaz dizisi) Nora’nın kütüphanesi de yağmura, kararsızlığa gelgitlere öylesine duyarlı ki, kütüphanecinin ara ara “hadi şu işi bitirelim, devam edebilirsin” deyişleri gerçekten çok absürttü. Nora’nın bitmek bilmez gelgitlerinin hiçbirinde ait olamayışı, yeni hayatında hiçbir şeyi hatırlamıyor oluşu zaten o hayatlarda mutlu olmasına imkan sağlamadığı gibi kitaba adını veren kütüphanenin varlığının anlamsızlığını bence yazar farkına varmasa da sürekli olarak vurgulamış oluyor. Şayet Nora, gittiği bir başka Nora hayatlarında, o bir başka Nora’nın iç dünyasını içgüdülerini ve iç görülerini bizzat yaşasa hangi dünyanın ona daha iyi geleceğini hangi dünyanın onu mutsuz ettiğini görür buna göre de karar verebilirdi. Ki en sonunda kendi kök yaşamına geri dönüp onu yaşamak için mutluluk çığlıkları atarken, Nora yalnızca yaşamak istediğinden emindi. Ancak kitabın başından beri sürekli olarak antidepresan kullanan Nora’ yı iyileştirmeden kök hayatında ona yeniden başlama şansı vermek kısa süreli bir pansumandan başka bir şey olmayacaktı. Evet bu bir kurgu, evet bu bir roman…. Fakat eğer bir kitap için okurlar ve eleştirmenler tam not veriyorlarsa neyi oyladıklarını iyi bilmeleri gerekir diye düşünüyorum. Bu kitap hakkında düşüncelerimi yazmakla bitmez. Ezcümle; Yılın en iyi kurgusu ödülünü bu Gece Yarısı Kütüphanesi kitabına verenlere veriyoruz !!!
Alıntı
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,4bin okunma
·
56 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.