Puan vermedi·120 syf.····Okunma: 02 Ocak 2025 16:48 Uzun zamandır kişisel gelişim ve fikir kitapları okuduktan sonra
Nabizade Nazım'ın Karabibik kitabını okuyuverdim bu kitaptan evvel.
Şöyle bir korkuya kapıldım sanırım dedim ben daha roman okuyamicam öyle denirdi fikir okuyan roman okuyamıyor diye
Tam ben de böyle düşünürken Tolstoy'un Aile Mutluluğu kitabıyla karşılaştım neyseki bu korkumdan kurtuldum çünkü severdim roman okumayı bir anda soğumuş olmak istemezdim.
Bana göre kitap birkaç kelam bile olsa kişiye birşeyler katabilmeli, bu kitapta onları bulabildim
Mutluluğun ve aşkın resmi oldu başroller
Az biraz da kendimi gördüm Maşa'ın o bitmek bilmez enerjisinde ve sevgisinde
Bir çok yöne değindi yazar ama en çarpıcısı ve dikkatimi çeken şu oldu ki
Kişi tecrübe edindiği, bildiği bir şeyi sevdiğine de güzel bir lisanla aktarabilmeli onun da illaki yaşayıp tecrübe edinmesini beklerse o kişinin hayata dair hevesi şevki kalmaz oysaki seven sevdiğini dinler.
Evet bir musibet bin nasihatten yeğdir buna da katılırım lakin bu her zaman için geçerli olmamalı.
Kendisinden yaşça büyük olan Sergey Mihayloviç’le evlenen on yedi yaşındaki Maşa’nın kendi arzu ve isteklerince yaşaması için onu bir başına bırakıp aylarca bir başına bırakan Sergey Mihayloviç'a yorulmuş ve eski güzel neşesini ve sevgisini yitirmiş bir şekilde geri dönmesi üzdü beni
Oysaki o güzel duygularindan olmak zorunda bırakılmamalıydı
Seven sevdiği için çabalamalıydı.