Henri Vidal, kardeşinin düğünü için Fransa'dan Maceristan'a doğru yola çıkar. Bu yolculuğun güzel bir şekilde betimlenmesiyle başlar kitap. Marc Vidal sevdiceği olan Myra Roderich ile bir an önce evlenmek istemektedir; abisi Henri'nin gelişini bekler. Yalnız Myra'nın takıntılı bir aşığı vardır; bu aşık meşhur bilim adamı Otto Storitz'in oğlu Wilhelm Storitz'dir. Birkaç ay önce Myra'yı babasından istemiştir fakat babası ret cevabı vermiştir. Bunun üzerine gururu kırılan Wilhelm, babasının sırrını kullanarak bu evliliğin gerçekleşmemesi için uğraşacaktır.
Jules Verne Almanlara olan nefretini Wilhem Storitz'in üzerine yansıtarak okura gösteriyor. Kitabın içinde yer yer Türklere olan nefretinden de bahsetmiş. Şöyle diyor kitapta:
Veba da Türkler kadar tehlikelidir. (Sayfa 23)
Bu da bir Macar özdeyişi: "Nerede bir Alman varsa, orada bir köpek vardır." (Sayfa 46)
Bunlar da kitabın asıl yazılış amacının bu olduğunu gösteriyor bir nevi. Diğer Jules Verne kitaplarında da böyle durumlara rastlasak da bu kitaptaki kadar yoktu hiçbirinde.
Bunlardan bağımsız olarak ve bir Jules Verne sever olarak söylüyorum ki şu ana kadar okuduğum 15 kitabı arasından en kötü olanıydı. Hiçbir derinlik yok ve az önce bahsettiğim nedenlerden yazılmış bir kitap gibi duruyor; bu da kitabın edebi değerini düşürmüş ve Jules Verne tarzında bir roman olmaktan uzaklaştırmış kitabı.
Jules Verne'in 1897 yılında yazdığı kitabı, oğlu ölümünün ardından belgeleri, notları arasından bulup 1910 yılında yayımlıyor. Jules Verne 1905 yılında vefat etmiş. Yani babanın bir bildiği varmış ki bunu yayımlamamış; sen neden yayımlıyorsun oğlum?
Yazarların siyasi görüşlerine, milliyetçi fikirlerine ve dinine bakıp, bundan rahatsız olan biriyseniz sizlik bir eser değil. Okurken rahatsız olabilirsiniz. İyi okumalar.