Bela Bartok'un düşüncelerinde; gerçek ve hayalin birbirine karıştığı, isyanı, sanrıları, korkuları içeren bir yolculuk. Seksen yedi sayfalık, kısa ama anlatımı ve içeriği ile derinlikli, çarpıcı bir metin.
Bela Bartok, 1881-1945 yılları arasında yaşamış Macar bir besteci. Özgün eserleri kadar, Nazi zulmüne protesto olarak kendini 'gönüllü Yahudi' ilan etmesi ile de dikkat çekmiş. Tabiki o karmaşık dönemde, ülkesini terkedip Amerika'ya sığınmak istiyor. Kitapta onun bu yolculuğu ve sonrasındaki düşüncelerine, iç dünyasına konuk oluyoruz.
Kimi zaman geçmişe, kimi zaman kaçış anlarına kimi zaman da gelecek endişelerine dalıyor. Geçmişinde çocukluğu, piyanist olmak için yaşadığı zorluklar var. Gelecek için endişesi ise, geride bıraktığı çocuğuna kavuşup kavuşamayacağı, gittiği yerde nasıl geçineceği ve hastalığı ile ilgili.
Şüphesiz kitabın en dikkat çeken yanı ise, zalimlerin sanattan neden ve nasıl korktukları ile ilgili düşünceleri ile; günümüzde yaşananların isimleri değişmek sureti ile geçmişle birebir örtüşmesi.