Puan vermedi·416 syf.····Okunma: 24 Ocak 2025 14:41 Klasik kadınlar serisinde en beğenmedim hatta belki de tek beğenmediğim kitap olabilir. Bununla birlikte toplum içerisinde özellikle o yıllarda bir kadının tek başına hayatta kalmasının ne derece zor olduğunu çok iyi yansıtmış. Öyle ki bir kadın evlendiğinde kişisel mirasının tüm kontrolü eşine geçiyor ve kadının resmi olarak bir söz hakkı yok. Bununla birlikte kitaptaki erkeklerin mal varlıklarını artırmak adına yalnızca zengin kadınlarla evlenmeye çalışması hem maddiyata verilen önemin hiçbir zaman değişmediğini hem de o dönemde fakir bir kadının hayatta kalmak için suça sürüklenebildiğini görüyoruz. Zira resmi anlamda bir nikah olmadığı için eşi geri dönmemek üzere uzak bir yere gittiğinde (eşinin de izniyle) kendini bekar bir kadın olarak tanıtıyor. Zaten olayların büyük bir kısmı bu şekilde başlıyor ve kendini tekrar ediyor. Nihayetinde sorunlar bir çığ gibi büyüyor. Ayrıca kitapta anlamadığım daha doğrusu bir anlam veremediğim ya da beni öfkelendiren (doğru kelimeyi bulamıyorum) pek çok olay gerçekleşti. Ana karakterimiz Moll Flanders genç yaşlardan itibaren zengin bir kadın olma hayali kuruyor. Bu anlaşılabilir bir durum olabilir ancak ilerleyen zamanlarda birden çok evlilik yapmış aynı zamanda pek çok çocuk sahibi olan biri olarak oldukça sorumsuzdu. Kitap boyunca çocuklarını doğurup birilerine (kayınvalidesi, eski eşi, evlatlık verme vs.) emanet etme gibi durumlar dışında çocuklarını anmıyor adeta bir kedi gibi doğurup bırakıyor. Bunun dışında sıklıkla yaşadığı hayatın kötülüğünden ya da suç içermesinden büyük bir vicdan azabı duyduğunu dile getiriyor ancak altmışlı yaşlara dek küçük yaşlardan beri zanaatı olan terzilik yapmak yerine çalmayı ya da bir nevi metres olmayı uygun görüyor. Zaten altmış yaşından sonra da kısa bir süre terzilik yapıp yine suça bulaşıyor.
Okuyucu olarak başka bir karakter gelişiminde kesinlikle üzülüp hak verebileceğim şeyler yaşamış olurdu ancak tüm bu şekilde yaşadıkları tamamiyle kendi seçimi diye düşünüyor ve açıkçası özellikle şikayet ettiği ve yaradana yalvardığı sayfaları okurken bunu hak ettiğini düşündüm. Hâlâ da aynı fikirdeyim. Zira kendisi altmış yaşından sonra da durmuyor, ta ki yetmiş yaşına kadar. Daha sonra sakin bir hayat sürmeye başlıyor ama bence Moll yine bildiğini okumaya devam etti sadece kitap bittiği için öyle olduğunu sanıyoruz.