·112 syf.····Okunma: 06 Eylül 2023 00:00 Osmanlı dönemi servet-i Fünun edebiyatı şairlerinden Süleyman Nazif'in kaleminden öncelikle Hz. İsa'ya ve ardından Hz. İsa'nın ağzından kendisine yazılmış mektuplaşmayı konu edinen bu eser ; özellikle nazif'in kalemindeki sivri dil ve ağır ithamlardan dolayı dönemince eleştirilmiş fakat mahiyeti açısından önemli kabul edilerek neşri ile birlikte günümüze kadar ulaşabilmiştir.
I Dünya savaşı sırasında İstanbul'un işgalinden tutun çeşitli yerlerde gayrimüslimler tarafından gerçekleştirilen işgal politikalarına karşı Nazif, bunun zamanından beri süre gelmiş olan Haçlı zihniyetinin bir ürünü olduğunu düşünerek hissettiği duygu karmaşası neticesinde Hz isa'ya bir mektup yazma kararı almış ve bu mektubunda Hz isa'yı eleştirerek işgale neden olan şeyin onun dini ve onun getirdiği öğreti olduğunu, bu sebeple İsa peygamberin hicap duymasını söyleyerek onu ağır bir şekilde eleştirmiştir. Anlaşılan odur ki Nazif hırs ve öfke ile bu yazdıklarından ötürü daha sonra pişman olmuş ve akabinde Hz İsa ağzından kendine tekrardan bir mektup yazmıştır. Bu mektup bir nevi İsa peygamberin kendini savunması özelliğini taşımaktadır.
Eser bu mektuplaşmaları ele alırken yine mektuplar üzerinden ortaya çıkmış konular ve tartışmaları içermekte, ayrıca işgal döneminde Osmanlı aydınlarının tutumlarını edebi bir şekilde nasıl yansıttığını gözler önüne sermektedir. Edebi Bir yazınsal özellik taşıyan eser karşılıklı konuşma havasının barındırarak bir çırpıda okunacak bir özellik taşımaktadır.