Puan vermedi·92 syf.····Okunma: 26 Ocak 2025 18:08 -----2/5-----
bu kitap bize ne katıyor? bana sanırım bilmediğim hiçbir şey katmadı. 2 saatte bitecek bir kalınlığa sahip. kitabın en sevdiğim özelliği bölüm başlarındaki çizimler oldu. `wilhelm schmid`in bu sene okuduğum ikinci kitabı. `tanıl bora` sanırım topluca güzel bi paraya anlaşmış ve (bence) çok da iyi çevrilmemekle birlikte bunu bir güzel yayımlamışlar.
gerçekten bu kitap bize bilmediğimiz ne katıyor? kaynakçalarını toplasan 10 satır anca eder, toplam 10 eser ve 10 yazardan. saymadım ama muhtemelen bu kadar bir şeydir.
tüketim toplumunda yaşadığımız için bize sürekli "mutlu olmalıyız" algısı veriliyor. mutsuz olunca dünyanın sonu gelecekmişiz gibi, sanki bir tür virüsümüz varmış gibi yaklaşıyor insanlar(uzun süreli ve bitmek bilmeyen mutsuz insanları ayırıyorum, onlar gerçekten bir başka) kitap da bunları, üç aşağı beş yukarı sizin tahmin ettiğiniz şeyleri, sözde pop-psikoloji, ama görünürde "felsefe" adı altında sunmaya çalışmış bana kalırsa. neden bu kitaba bu kadar sinirlendim bilmiyorum. neyse, hafta sonu benim gibi kendine bir şeyler katma umuduyla yola çıkıp eliniz boş dönmek istiyorsanız buyrun okuyun arkadaşlar. aşağıya da sevdiğim bir alıntıyı bırakıp lamba cini gibi ortadan kayboluyorum. abv pop-psikoloji:
"oysa kendini mutsuz hissetmek, anlam üzerine düşünmek
için, yani vakitlice anlamı sorgulamak için bir vesile olabilirdi. mutsuz olmanın bizzat bir tür hastalık olarak görülmesinin anlamı nedir, bu bakımdan? hakikatte hasta olan kimdir? niçin bir insanın hızlı tesirli ilaçların da yardımıyla bir an evvel “dipten kurtulmak” için her şeyiyle çabalaması gereksin? niçin, kötü hissettiğinde, mümkün olduğunca çabuk “daha iyi hissetmek” için her yola başvurması gereksin? yönünü yeniden tayin etmek için düşünmesi, hayatında, çevresinde, toplumda yanlış gidenin ne olduğunu ve kuvvetini topladığında doğrusunu yapmak için elinden neler gelebileceğini sorgulaması gerekmez mi?"