·276 syf.··Beğendi
···Okunma: 04 Ocak 2025 14:19 2025 yılına güzel bir başlangıç yaptığım, severek okuduğum, incelemesi için de ancak vakit bulabildiğim canım kitap.
*Benim incelemlerimde kendime has sadelik oluyor kitapla ilgili çok detaya girmeden sadece kendi yorumumu ifade etmeye çalışıyorum.
Tarık Tufan, birçok insanın okurken sıkılmayacağı, rahatlıkla anlayabileceği tarzı olan bir yazar. İlk okuduğum kitabı Aşıklara Yer Yok, ardından Şanzelize Düğün Salonu sırayı takip etti. Yazarın diğer kitaplarını da okumayı planlıyorum. Zaten bir yazarın kitabını bittirdiğinizde diğer kitaplarını da okuma fikri uyanıyorsa anlayın ki tadı damağınızda kalmış.
Kitapta ana karakterimizin adı yok. Şeyhin oğlu olan bir adamın kendisiyle, arada kalmışlıklarıyla, iç hesaplaşmalarıyla dolu sürükleyici bir roman. Babası vefat etmiş olan karakterimizin evine dervişlerin ziyareti ile başlıyor roman. Roman içerisinde annesinin ölümüne olan bakış açısı, karakterin kendine has aşkı yorumlayışı, babası ile farklı dünyaları yaşıyor olmaları, karakterin yer yer çok yalnızlığı, sessizliği hatta donukluğu çok güzel işlenmiş. Özellikle karakterin ailesi gibi olmak istemediği gerçeğiyle yüzleşince, bir de ciddi kararlar alınca arafta kaldığı, kendi doğrusunu karıştırdığı, gittiği yoldan şüphe ettiği gerçeklerini gözler önüne seriyor. Karakter hayatı bazen çok ciddiye alıyor, bazen ise hayat karşısında tepkisiz kalıyor. Tabii yaşadığı aksilikler, başına gelenler bunun cabası oluyor. Tıpkı gerçek hayat ki. Bazenliklerle ve aksiliklerle dolu.
Tarık Tufan'ın bizzat senaristliğini yaptığı senaryo, kitapla aynı isimle dijital dizi olarak çekilmiş. Diziyi kitaptan önce izleme fırsatım olmuştu. Fena değildi fakat kitaptaki aldığım zevk çok başkaydı. İlk önce kitap okunup daha sonrasında dizi de izlenebilirmiş. Zaten kitapların verdiği zevki çoğunlukla hiçbir dizi, film veremiyor. Yine de çerezlik açıdan insan okuduğu eserin dizi filmini "okuyup yargılıyoruz" olarak cevaplayabiliyor.
Kitapla Kalın,