·792 syf.··Beğendi
···Okunma: 27 Ocak 2025 21:08 Bu kitabı okumak isteyenler için ilk uyarım: bu kitap geçiş kitabı gibi. Geçiş kitabı olduğunu bilerek okursanız kitabı belki beğenebilirsiniz. Ben bu kitaptan ilk ikisi kadar keyif alamadım.
Kitaba verdiğim puan biraz yanlı bir puan çünkü favori serim olduğu için pozitif değerlendirme eğilimdeyim. 8-9 arasında gittim geldim ve seriye olan sevgimden 9 veriyorum. Okurken bitsin istemedim çünkü tekrardan uzun bir süre beklemek çok yorucu, bitmemiş serileri okumanın en büyük dezavantajı da bu maalesef, çok bekliyorsun.
Kitabı kesinlikle ikinciye okumam gerek çünkü anlamadığım ve hatırlamadığım bazı şeyler var. Bunların kafamda oturması lazım.
Seri için puanlarım:
• Dördüncü Kanat benim için bol yıldızlı 10
• Demir Alev 10
• Oniks Fırtına ise 9 diyebilirim.
Kitap beğeni sıralamam: 1>2>3
Seri hakkında genel yorumum, bu seri bence 3 kitap olsa daha iyi olur, tüm zamanların en iyi üçlemesi olabilecekken bence 5 kitaba gerek yok. Yazarın bu kadar uzatmasının en büyük nedeni bence ilk kitabın çok başarılı olması. İlk kitap çok sevildiği için yayıneviyle 5 kitaplık seri anlaşması yapılmış olmalı.
SPOILER’SIZ ÖZET DÜŞÜNCELERİM:
Çok fazla karakter, çok fazla olay var. İkinci kitap gibi bu kitap da gereğinden uzun. Bazı sahneler cidden gereksiz geliyor, daha da kısaltılabilirmiş. Aksiyon var, gizem var evet. Fakat ilk kitap gibi su gibi akıp gitmiyor. Hikâyeye hizmet etmeyen olaylar ve karakterler okuyormuş gibi hissediyorum. Ama kendini yine de okutuyor. Serilerde genelde ortadaki kitaplar sıkıcılaşır sonra seri tekrar açılır, ona güveniyorum.
Bu kitapta özellikle girişte politika görüyoruz: bol bol anlaşmalar, müzakereler, vs. Veninler hakkında gittikçe daha fazla bilgi ediniyoruz. Biz ne kadar güçleniyorsak onlar da o kadar güçlüymüş aslında. Hep bir adım öndeler. Violet yine çok zeki ve güçlü, kendini geliştirmeye çalışıyor ama bunun sonu nereye gidecek merak içindeyim. Violet de venine dönüşecek mi?
Violet ve Xaden arasındaki ilişki düzeliyor, yoğun aşklarını okumak çok güzel ama aralarına yer yer mesafeler ve engeller giriyor yine. Çiftimizin romantasy türünde favori çiftim olduğunu söyleyebilirim. İkisi de benim için en iyi kadın ve erkek ana karakterler.
Kitabı çoğunlukla kafamda çok rahat canlandırabiliyorum, bu yüzden bu seriyi çok seviyorum. Bazı sorularımız yanıtlandı, bazıları yanıtlanmadı. Kitapta hem çok şey oldu gibi hem de anlamlı hiçbir şey olmadı gibi. Gelişme kısmı kendini okuttu baya. Her fantastikte olduğu gibi burada da bir yolculuğa çıkma, bir macera, testlere tabi tutulma, düellolar, vs. klasik bir gelişme bölümü. Amaç Andarna'nın ırkını bulmak olduğu için buralar sardı aslında, kendini okuttu. Ama giriş ve sonuç kısımları daha zor okundu. Girişte baya politika, siyaset vs. pek ilerlemedi. Sonuç kısmında da savaş sahnelerini başkalarının gözünden okumak, uzadıkça uzaması, vs. zor okundu yine.
Bazen boğulmuş gibi hissettim, süper akıcı değildi, bazı cümleleri tekrar tekrar okumak zorunda kaldım anlamak için. Ama kitap boyunca gizem iyi korundu. Biraz ciddiyetsiz ve daha iyi olabilirdi dediğim mantıksız sahneler vardı ama çok rahatsız etmedi.
Beklentimi düşük tuttum, ilk kitap kadar güzel olmaz diye düşünüyordum. Garip bir şekilde Rebecca'nın favorisi bu kitapmış, zevksiz buldum kendisini :D
Rebecca serinin sonunu mutlu son dediği için sağ olsun spoiler’ımızı yedik. Şimdi valla ne olursa olsun önünde sonunda mutlu sonla biteceğini bildiğim için hiçbir şey için yeterince kaygılanamıyorsun. Nasıl olsa mutlu son olacak deyip geçiyorsun :D Sevdiklerini kaybedecekler ama yan yana kalacaklar, klasik fantastik seri sonu.
Serinin devamı için tahminimce 2 yıl kadar bekleriz, ikinci ve üçüncü kitap için beklentilerimi düşük tutsam da 4 ve 5 için beklentilerim yüksek. Bu arada dizi çekilir mi, ne zaman yayınlanır bilmiyorum ama dizi için de beklentim düşük. Hiçbir zaman kitap kadar güzel dizi yapamıyorlar zaten.
Okuyanların yorumlarını merak ediyorum, kitabın kritiğini yapabiliriz :D
----------------------------------
SPOILER İÇEREN DAHA DETAYLI DÜŞÜNCELERİM:
Bu kitap gerçekten geçiş kitabı niteliğinde ama çok fazla doldurma sahne var. Rebecca bizler bir şeyler okuyalım diye sayfaları bir şekilde doldurmaya çalışmış, tam bir filller novel olmuş. Bu kitapta çok fazla olay örgüsü dolgusu vardı ve tempo bazı yerlerde yavaşlamış gibi hissettim. Çokça zaman atlamaları vardı ve zaman akışı ilk kitaptaki gibi pürüzsüz hissettirmedi açıkçası.
Rebecca'nın yazım tarzı mı değişti bilmiyorum ama ilk kitapla bence bu kitap arasında fark var. Bir olmamışlık var anlatamıyorum tam. Kitabın teslim tarihini yetiştirmek için bazı şeyler sanki aceleye getirilmiş gibi hissediyorum. Yazar 1-2 sene ara vereceği için umarım dördüncü kitapta bundan çok daha güzel bir kitap ortaya koyar.
Kitapta bazen kelimenin tam anlamıyla hiçbir şey olmadı, ama aynı zamanda bize bilgi de veriyordu ve başından beri kafamda olan ve cevaplanmayan çok fazla sorum vardı. Öncekileri kapatmadan açılan pek çok yeni olay örgüsü vardı. Çok fazla uzatılmış sahneler vardı. Kitabı okumak bazen dağınık hissettirdi bana. Okurken akıp gitse de şu an kitapta neler oldu bana bir özetle derseniz cidden bir şeyler hatırlayamıyorum. Her şey oldu bitti gibi sanki. Sonu bir yandan üzücü bir yandan romantik bitti ama sanki bu da oldu bittiye geldi. Yani bir plot twist koymaya çalıştı her kitabında olduğu gibi ama çok hızlı cereyan etti, son 1 sayfada pat diye kapattı her şeyi. Rebecca ilk kitapta aksiyon sahnelerini çok iyi yazıyorken bu kitapta pek yazamamış. Sürekli kanatlarını çırptı, oraya uçtu, ona hançer fırlattı, vs. hızlı hızlı akan sahneler var. İçinde kaybolup gidiyorsunuz sayfalarca sürekli bunları okuyorsunuz. Daha iyi olabilirdi.
ROMANTİZM:
Xaden & Violet çiftimiz benim favori çiftlerimden, Xaden da zaten best book boyfriend'im olur kendisi. Aralarındaki bu romantizmi beş kitap boyunca nasıl sürdürecek bilmiyorum. İnişler, çıkışlar, ayrılıklar, mesafeler tabi ki olacak ama bu seri üçleme olsaydı cidden tadından yenmezdi. Biraz daha slowburn yapsaydı ve çiftimizi hemen ilk kitapta değil de sonraki kitaplarda birleştirseydi bence çok daha güzel olurdu.
Bu kitapta kesinlikle daha az drama ve daha az olgunlaşmamışlık vardı ve ayrıca birbirlerine daha fazla inanç ve güven duyuyorlardı. Hatta aralarında sağlıklı ve samimi bir iletişimin olduğunu söyleyebilirim. İkilimiz; “seni seviyorum ama sana güvenmiyorum”dan “seni seviyorum ama senin yanında kendimi kontrol edemiyorum”a geçtiler :D
Vi’nin bu kitapta birçok sahnede liderlik görevi yapması çok hoşuma gitti, kendisi tevazu gösterip ben lider olamam dese de aslında aileden gelen bir yeteneği var bence de. Xaden'ın Violet'a yaklaşımını çok seviyorum, kızın gücünün farkında ve onu korurken önüne geçmiyor, onu saklamaya çalışmıyor tam tersi cesaretlendiriyor, destekliyor.
Violetin mühür gücünü öğrendik, pek hayal ettiğim gibi olmadı ama sanırım baya kilit rol oynayacak ve güçlü bir mühür gücü olduğunu pek düşünmesemde ejderhaların yorumlarına göre oldukça öldürücü bir şeymiş, henüz keşif aşamasında, bakacağız ilerde ne olacak.
YAN KARAKTERLER:
-Aaric: Mühür gücü bence ilerde baya önemli roller oynayacak.
-Sloane: Bu kitapta çok eksikti. Peki ne ara Dain ile aralarında bir şeyler oldu? Ben Aaric ile shipliyordum
-Cat: Ben ex okumayı hiç sevmem, cat ve halden'ı okumak cidden gerekli miydi? Hayır. Çıkarılabilirler miydi? EVET. Olay örgüsüne ve hikâye akışına hizmet etmeyen karakterlerle ilgilenmiyorum. Cat'in abuk subuk laf sokmaları ve göz devirmeleriyle hiç hiç ilgilenmiyorum. Okumak istemiyorum bu karakteri, cidden o kadar manasız ki, öl de kurtulalım lütfen.
Violet Xaden'ın ex’i ile nasıl böyle iyi anlaşıyor ona sempati besliyor anlamış değilim. Cat kesinlikle main karakterlerden biri olmamalı. Yine aynı şekilde Violet'in de ex'ini okumak istemiyorum. Xaden'ın kıskanması hoşuma gitse de bence gerek yok ex’lere.
-Garrick ve Ridoc: Çok iyiydiler. Ridoc ve ejderhası çok tatlıydı ve çok komiktiler.
-Bodhi: bir Venin mi? Xaden sonlarda kardeşim diyerek ondan mı bahsediyordu?
-Halden: Sıkıcı ve sadece Xaden'ı kıskandırmak için kullanılıyor, bu yüzden boş bir karakter, olmasa da olur.
-Theophaine: Karakteri kesinlikle çok garipti. Neden önceki iki kitapta yoktu da bu kitapta aniden ortaya çıktı hiçbir fikrim yok, Violet'i neden bu kadar istiyor bilmiyorum. Ve bana manasız gelen şey şu: elinde vi'yi öldürmek için çok fırsat geçiyor ama kızı salıyor bırakıyor. Onu venine dönüştürmek istiyorsan sürekli kaçması için fırsat verme, yazar veninlerin daha güçlü olduğunu sürekli belirtiyor ama okurken sürekli sanki kendilerini geride tutuyorlarmış ve tüm güçlerini kullanmıyorlarmış gibi hissettim.
Son sayfalarda imogen ve rhiannonın gözüyle okuyoruz savaşı biraz, gereksiz geldi, savaş sahneleri uzadı da uzadı.
Liam'ı ne kadar önemsediğimi ve sevdiğimi hatırlıyorum, ilk kitapta öldüğünde cidden üzüldüm. Diğerleri için asla böyle hissedemedim. Quinn veya Trager’ın ölmesi bende bir etki yaratmadı çünkü bu karakterleri pek içselleştiremedim. Violet’in annesinin ölmesine baya üzülmüştüm ama bu kitapta ölümü beni üzen kimse olmadı. Andarna’nın gidişi dışında tabi, ona baya kahroldum. Andarna, kelimenin tam anlamıyla Violet'i terk etti. Sadakatin bir ejderhanın en güçlü özelliği olması gerekirken, kendi çıkarı için aralarındaki bağı koparmaya yönelik bu tercihiyle cidden bir ergen gibi davrandı. Buna gerek var mıydı cidden? Bununla birlikte, Tairn kesinlikle herkesin kalbinde taht kuruyor. Bir baba gibi violet’i gözetmesi ve onu sürekli cesaretlendirmesi, desteklemesi…
ANLATIM:
Daha önce hiç duymadığım karakterlerin ve yerlerin adlarının sürekli geçmesi gerçekten kafamı karıştırdı. Çoğu sayfa, kimsenin bilmediği ya da umursamadığı ve hiçbir ilgisi olmayan isimlerle dolu. Yazar bir sürü isim ya da bilgi verip duruyor. Önceki sayfalarda bahsettiği her detayı ya da ismi nasıl hatırlayabiliriz? Sürekli olarak yazarın neden bahsettiğini veya ne söylemeye çalıştığını anlamaya çalışmak zorunda kalmak çok yorucu maalesef. Bazı cümleler kelimenin tam anlamıyla anlamsız geldi. Ne okuduğum konusunda kafam gerçekten karıştı, bunun çeviri ile alakalı olduğunu düşünmüyorum çünkü yabancılar da aynı problem ile karşılaşmış.
Bence yazarın bu yazım tarzına saplanıp kalmasının nedeni, artık gerçekten anlatacak pek bir hikâyesinin kalmamış olması. Birinci kitap, geliştirecek bir romantizmin olduğu ve Voilet'in ejderha binicisi olarak yerini nasıl kazandığını anlatmasıyla çok başarılı oldu. Ama şimdi anlatacak çok fazla bir şeyi kalmamış gibi. Doğru düzgün geliştirebileceği gerçek bir olay örgüsü kalmadı sanki. Birinci kitaptan sonra gerçekten açıklanması ve genişletilmesi gereken bir dünya vardı ama yeterince iyi ilerleyemedi sanki. Gerçekten önemli olan olayların aralarına dolgu malzemesi gibi mini olaylar sıkıştırarak uzun uzun yazmayı bırakması gerek. İkinci ve üçüncü kitapta maalesef gördük ki ikisi de daha kısa kitaplar olabilirmiş. Yayınevi mi zorluyor bu sayfa sayısını bilmiyorum, az yaz öz yaz be kadın!
İlk bölümden neredeyse sonuna kadar, Xaden temelde hala iyi. Xaden'ın gerçekten karanlığa ya da kötülüğe döneceği, gerçekten etkili bir olay örgüsü bekliyordum. Tüm kitap boyunca her zaman olduğu gibi bir adamdı, sadece şimdi kendini kontrol etmede zorlanıyor. Bu kitap, ikinci kitapta olduğu gibi Xaden'ın sevdiği birini kurtarmak için gücünü tükettiği aynı Venin sahnesi ile sona erdi. Biraz daha gelişme beklerdim. Kitapta sürekli veninleri iyileştirmenin kesinlikle hiçbir çaresinin olmadığını söylüyor ama Violet umudunu kaybetmemeye çalışıyor. Etrafındaki herkes onu uyarırken Vi sürekli “Xaden’ım yapmaz” diyerek ortalıkta dolaşıyor. Bu kadar güvenmesi bir yandan hoşuma gitse de keşke yazar bir açık kapı bıraksaydı. Tedavi işi nereye varacak hiç öngöremiyoruz.
Violet’in geçmişiyle ilgili ve tapınağa adak olarak sunulmasıyla ilgili şeyler okuduk ama yine tam anlam veremedim. Yarıda kaldı gibi birçok şey, Violet’i çok zeki biliyoruz ama bazen gözünün önündeki şeyleri göremiyor ya bilmiyorum biraz garip geldi. Saçında gri renk var ve seyahat ettiğin adalardan birindeki Dunne tanrıçasına tapan insanlarda da birebir aynı saç var. aaa çok garip dimi? İnsan bir sorgular hazır oraya gitmişken mesela. Sor sorgula benim geçmişimde ne var vs. Madem çok zeki bir karakter yazmak istiyorsun, bazı konularda diğerlerinden üç beş adım önde olmasını beklerim.
Uzun uzun yorumlarımdan sonra, genel olarak bu kitap için düşüncem: beğendim ama daha iyisi kesinlikle olabilirdi. Biraz beklentiyle de alakalı bir durum. İkinciye okumayı düşünüyorum çünkü anlayamadığım yerler var. Bakalım o zaman kaçırdığım noktaları yakalayabilecek miyim veya daha zevkli olacak mı benim için?