zor.
karışık, çarpıcı, etkileyici, hüzünlü, komik. sıkıcı, vurucu, sürükleyici, şaşırtıcı, tanıdık, derin.
oğuz atay’ı tanıma hissiyatını artıran roman. pek çok yerinde dostoyevski’nin, camus’un izlerini taşıyor. kendisinin tüm eserlerini okudum,
birini bırakmıştım sadece. bir gün zamanı gelince okuyacağıma inanıyordum.
bir yaz gününün gündüz vaktine yakıştıramadım, yılın ilk ayında kitapçıda karşılaşınca bırakamadım.
henüz başlamadan birçok alıntısını ezberlemiştim aslında. albay’ı, hikmet’i ve sevgili bilge’yi tanır gibiydim. okurken de yabancılamadım. çünkü oğuz atay’ın dünyasına bir kez girince yeni yüzlere bile aşina hissediyorsunuz.
onu her okuduğumda
bu göğün altında anlatılacak ne kaldı ki başka, diye düşünüyorum. kitap hakkında çok şey söylemek istesem de sanırım o derinlikte değilim. yine de iyi ki tanımışım dediğim yazar ve güzel eseri