1/10
·368 syf.··
2025 1. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 08 Ocak 2025 21:15
Bu kitaba kaç puan vermem gerektiğini bilmiyorum. Sevdim mi, sevmedim mi, ondan emin değilim. Kötü diyebileceğim sahneler var, fikir olarak güzel bulduğum taraflarda var ama genel itibariyle bir şey diyebilmek mümkün olmuyor çünkü kurgunun gidişatı kısmında benim kafamda oturmayan kısımlar mevcut. Herhangi bir tavsiye üzerinde okumaya başlamadım, her zamanki gibi blogların önerileri sayesinde önüne çıkmıştı. Kapağı hoşuma gitmişti. Genelde fantastik romanların kapakları iyi diyebilecek türde olmuyordu, bir modelin yer aldığı kapaklar denk geliyordum. O tür romanlara karşı ön yargılı olabiliyorum ama bu kitabın kapağı hoşuma gitmişti. Konusunu da görünce şans verebileceğimi düşündüm. Kurgu itibariyle ortaya atılan fikir olağanüstü bir şey olduğunu savunmuyorum ama elfler, fealer tarzı şeyleri okumaktan herhangi bir çekincem veya ön yargım yoktur. İmgelemeler, kitapta geçen figürler güzel olduğuna inanıyorum. Kadın karakterin kendi alanında bir şeylere karşı ilgili olması, mesleği gibi ayrıntılar hoşuma gitti fakat yeterince iyi değildi. Anlatımda eksik bulduğum ve ters köşe yapılmak istenirken yeterince bilgi verilmemiş olması hoşuma gitmedi. Özellikle sonu oldu bitti gibiydi. Ne olduğu anlamadan bir anda farklı bir bakış açısına dönüyordu olay. Callie bir bilim insanıdır, vaktinin çoğunu ve neredeyse hayatını bitkilere ve hayvanlara adamaktadır. En büyük hayali ise küçükken başına gelen kazada rast geldiği güveleri bulmak ve keşfetme isteğidir. Nadir görülen mantarları bulmak için Earl ile ormana çıkmaya karar verirler. Mantarları buldukları günün sonunda eve vardığında Callie ormanda malzemeleri unuttuğunu fark ederek ormana tek başına geri döner ve kimsenin olmadığı o ormanda başına akıl almaz bir olay gelmektedir. Bu noktadan sonra spoiler içerme oranı yüksektir çünkü bu kitabı spoiler vermeden anlatabileceğimi düşünmüyorum. Kız ıssız ormanda bir tilki tarafından saldırıya uğruyor ve hala güveleri düşünüyor. Nadir bulundukları için canla başla o güveleri görmek için çabalıyordu. Psikopatlık derecesinde işine takıntılı biri olduğunu düşünsem de sonradan bu takıntılı derecesini çözebilmiştim ama hâlâ daha anlamsız geliyor. Çünkü o tilki onu tanıyor ise niye ona saldırıyor? Aynı zamanda kız gerçekten manyak, insan vari birinin kanadı olduğunu gördü ve tepkisi “çok güzeller” demesiydi. Yani cidden mi? Ama düşününce kadın bunu sondaki duruma bakıldığında ilk defa öyle bir şeyle karşı karşıya kalmamakta olduğunun farkına varıyoruz. Kadın karakter güçlü müydü, zayıf mıydı bilmiyorum ama kafadan kontak olduğu kesindi. Erkek karaktere gelirsek bu erkeğin başrol olmamasını umut etmiştin ama oydu. Bu başrol olan prensimiz aşağılık herifin tekiydi. Kıza tecavüz imâsında bulunup bunu yapması için kızın yanına birini yollayıp duruyordu. Kızı bir suikastçı sanıyordu fakat ne olduğu, ne şekilde dolduğu önemli değildi. Bu yaptığı basbayağı p*zevenkliktir, haysiyetsizliktir. Daha kötü kelimeleri hak eden bir karakter olduğunu düşünüyorum ama sanırım romanın “dark” kısmı olduğunu savunanlar olması pek olası olabilir, ki birkaç yorumda bu tarz bir şey yazanlar olduğuna rast gelmiştim. Dark romantizm veya dark kategorisine giren türlerde böyle şeylerin normal olması gerektiğini savunan bir güruh var, yani bu türe çok vakıf değilim. O sebeple pek yorum yapamayacağım çünkü prensin kendince haklı nedenleri falan filan olduğu savunan birkaç incelemeye denk geldim. Bence başka şekillerde de halledilebilirdi. Buna gerek yoktu. Böyle bir şeye, bu şekilde imalara ve hareketlere gerek yoktu. Kıza bildiğin “evcil hayvanım” diyordu. Yani daha çok insan ırkı prensin ve halkının belli kesimi tarafından hoş karşılanan bir canlı değildi. Sadece bilmiyorum, bel altı imalar benim hoşuma gitmedi. Kötü prensimiz kıza etmediğini bırakmıyordu ama bir yandan da kıza karşı bir şeyler hissetmekten alıkoyamıyordu. Neyse bir şekilde bunlar birlikte gibi bir şeyler oluyordu fakat kızımız kendi dünyasına geri dönmek için elinden geleni yapıyor, prens ona üç görev sunuyordu. Başarılı olursa dünyaya gidecekti fakat aralarında yaşanan çekim nedeniyle prens artık kararı sekteye uğruyordu, tabii bu kısımda kraliçe devreye giriyordu. Prensin bir insanla birlikte olmasına karşıydı, kızın ölmesini istiyordu. Her neyse bir şekilde olaylar yaşanıyor ve asıl olayların patladığı final kısmı geliyordu ve bu kısım bence mantıklı değildi, ilk başlarda tilkide bir işkillenme hissetmiştim fakat anlamsızdı. Daha iyi şekillendirilip anlatılmalıydı. Bağlantılar iyi işlenerek adım adım gitmeliydi. Sırf ters köşe olsun diye yapılmış bir son gibiydi. Final bence yazarın son dakika ters köşe olsun da nasıl olursa olsun gibilerinden düşünerek yazmış gibiydi. Bir ara ilk sahnelerde Callie’nin kendini tanıtırken söylediklerinden dolayı şüphelenmiştim çünkü bir şeyleri ezbere söylüyor gibiydi. Ayrıca o tilkinin Callie’nin zayıf tarafını bildiğinden dolayı onu kullanarak istediği şeyleri yaptırması aşağılıktı. Genel olarak beğenip beğenmediğimi bilmiyorum, sadece bazı küçük ayrıntılar hoşuma gitti. Onun dışında pek sevdiğim taraf yoktu, beğenmediğim ve hoş bulmadığım çok kısım olduğunu söyleyebilirim. Erkek karakter her ne yapmış olursa olsun kıza köpek oluyordu ama tamamen aşkla ilgili bir şey olduğunu düşünmüyorum. Tensel bir çekimden ibaretti. O yüzden duygusal kısmı geri plandaydı. Klasik erkek her şeyi yapar ama sonunda aşık olur klişesi ön plandaydı. Anlatım yine genç kurgulara kıyaslama yapıldığında iyi olduğu kanısındayım. Tavsiye eder miyim, hiçbir fikrim yok. Okunur, okunmaz değil çünkü dark romantiğin böyle bir şey olduğunu söyleyenler olduğu için bu tarzı seven kısım elbette olacaktır. Bana göre okurken bazı şeyleri görmezden gelinmesi gerekiyor yoksa bazı durumlar insanı deli etmekte olabildiğince iyiydiler. İkinci kitabı belki meraktan okurum, o da canım isterse. Çünkü bir serinin ilk iki kitabı okuyup üçüncüsü çıkmasını beklerken ilk kitaplarda yaşanan olayları unuttuğun için okumaktan vazgeçmiştim ama belli olmaz, okumam derim kesin okurum.
1000Kitap
Bu Nasıl Bir His?Jeneane O’Riley · Juno Kitap · 2024162 okunma
·
144 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.