Fatma Aliye, isminin geçmesi bile beni heyecanlandıran önemli kişilerdendir. Onun yazmış olduğu kitabı da büyük bir merak ila okumaya başladım ve bir oturuşta bitiverdi.
Osmanlı dönemindeki kadınlarımızın hayatın sahnelerş gözler önüne serer bu eseriyle. Bir kaç tane kadının birbirine yazdığı mektupları okuyarak ne gibi hayatlar yaşadıklarını öğreniriz. Aslında çokta ütopik olmayan, fazlasıyla acı bir şekilde tanıdık olduğumuz şeylerdir bunlar. Mektuplarda evlilik hayatları, kadının ve erkeğin evlilikteki görevi, davranış biçimleri, toplumun geleneksel baskısı, kadının ezilmesi, insanların diğer insanları yanlış yönlendirmesi, aşka ve evliliğin sanki bir zorunluluk gibi olması... Bunları yazarken bile hâlâ bir şeylerin değişmemiş olması ne üzücü değil mi? Belki ben yorumu yazarken kapalı kapılar ardında neler oluyor? Keşke bu kitabı okuyup geçmişte böyle şeyler varmış deyip kapatabilsek.