bırak da seni süsleyeyim bir taçla
sen, sağlığın ve gelinciklerin çocukluğu
sen saf gençlik, özgür kara bir ışık gibi saf
söz aramızda federico
şimdi kimseler kalmadı kayalar arasında
bırak da basit olsun sözlerimiz
sen ve ben gibi basit
şiir neye yarar çiyler için yazılmazsa
bu gece için yazılmazsa neye yarar
ya da korkunç acılarla kıvrandığımız günler için
bu günbatımı için yazılmazsa
şurda hızla atan yüreğiyle
kendini ölüme hazırlayan
şu yaşlı adamın durduğu
yıkık köşebaşı için yazılmazsa neye yarar?
ama geceler var, federico
geceler yıldızlarla doludur
bir nehrin üstündedir yıldızlar
yoksul halkın üstüste yattığı
evler gibidir tıpkı
camlarında kurdelalar sallanan
birileri öldü belki
kimi işini yitirdi dairelerde
hastanelerde, asansörlerde
maden ocaklarında insanoğlu acı çeker de
her yerde bir amaç gizli, ağlamalar her yerde
yıldızlar sonu olmayan bir nehirde
camlarda ağlamalar vardır
gözyaşları kapı eşiklerini eskitir
odalar sırılsıklam olur gözyaşlarından
dalgalar gibi gelir vurur kilimlere
federico
dünyayı gördün sen, sokakları gördün
acı sirkeden tattın
ayrılıkları gördün tren istasyonlarında
trenler ki dumandan tekerlekleriyle
yol alır
sadece taşların, rayların ve ayrılıkların
olduğu yere
her yerde sorular soruluyor
her yerde
bir kör adam var üstü başı kanla kaplı
bir başkası var ki gazapla bilenmiş
yüreksizin biri var
ezilmiş yoksulun biri var
çivilerle kaplı bir ağaç var
haydutlar var sırtında övgüler taşıyan
yaşam bu, federico
hepsi bu kadar
erkeğin erkekçe sunacağı
hüznün arkadaşlığından başka ne var?
şimdiye dek çok şey öğrendin
başkaları da sırası gelince öğrenecekler
yani öğrenmek isteyecek olanlar...