Puan vermedi·400 syf.··
2025 1. kitabı
Mustafa Suphi Giresun'da doğdu. Öğrenimini Kudüs, Şam ve Erzurum'dan sonra Galatasaray Lisesi'nde sürdürdü. Siyaset bilimi okuduğu Paris'te Tanin gazetesinin muhabirliğini yaptı. Türkiye'ye döndüğünde hukuk ve iktisat dersleri verdi, gazeteciliğe yayın yönetmenliğini üstlendiği İfham gazetesinde devam etti. Hükümetin Mahmut Şevket Paşa suikastını bahane ederek muhalefete karşı giriştiği kampanyadan Suphi'nin payına 15 yıllık mahkumiyet düşecekti. Mustafa Suphi, Sinop'tan Rusya'ya geçti; savaş esiri sayılarak sürgüne yollandı. 1915'te Urallar'da sürgünde Bolşevik Parti'ye katıldı. 1918'de Moskova'da bir Türk sosyalistleri kongresinin toplanmasında görev aldı, Müslüman Halklar Komiserliği'nde çalıştı, Doğu Propaganda Dairesi Türk Seksiyonu'nun başkanlığını yürüttü, Komintern kongresine Türkiye delegesi olarak katıldı. Oldukça erken bir tarihte, 1919 yılında işgale ve emperyalizme karşı mücadelenin örgütlenmesi için yüzünü Anadolu'ya çevirmiş olan Suphi, emperyalizme karşı mücadelenin ve yurtseverliğin sosyalist iktidarın anahtarı olduğuna inanıyordu. Parti kuruluş çalışmaları 10 Eylül 1920'de Türkiye Komünist Fırkası'nın Birinci Kongresi ile meyvesini verdi. Genel başkanlığa seçilen Suphi'nin temel perspektifi örgütlenmeyi Anadolu'ya taşımak, komünist hareketin Kurtuluş Savaşı'nda aktif biçimde yerini almasını sağlamaktı. Önderlik ettiği bu devrimci ve yurtsever girişim 28-29 Ocak 1921 gecesi, Trabzon açıklarında kanlı bir katliamda parti yöneticisi yoldaşlarıyla birlikte hayatını vermesiyle son buldu. “Suphiler emperyalist işgale karşı Anadolu halkının onurlu mücadelesine katkı sunmak, çürümüş Osmanlı'ya karşı yükselen devrime katılmak için yola çıktı. 28 Ocak'ı 29'una bağlayan gece, Karadeniz açıklarında katledildi." Maria Suphi yoldaşı, yol arkadaşı, hayat arkadışıydı. GERÇEK BİR DİRENİŞ ÖYKÜSÜ! Nazım Hikmet güzel anlatır şiirinde ; Onbeşler İçin Yangınlara fazla bakan gözler yaşarmaz Alnı kızıl yıldızlı baş secdeye varmaz Dövüşenler ölenlerin tutmaz yasını Yine fakat bir yıldırım zulmeti yırtsa Sağır göğün koynundaki çanı haykırtsa Anıyoruz göğsünüzün son sayhasını Eski cihan yeni cihan önünde eğil! Aramızdan birkaç yoldaş ayırmak değil, Her ne yapsan varacağız emelimize! Karadeniz bunu duysun derinliklerin: O ateşli göğüsleri delen hançerin Kabzasını alacağız biz elimize! Nazım Hikmet - VaNu (Batum, 1922)
Maria Suphi: Bir Direniş ÖyküsüKenan Karabağ · Tekin Yayınevi · 202139 okunma
·3 alıntı·
95 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.