Puan vermedi·224 syf.····Okunma: 31 Ocak 2025 23:53 Siz hiç karanlıkta kalıp ışık aradınız mı? Işık ararken çok çaba sarf ettiniz mi? Bakın bu kitap da tam da öyle bir eser. Amacına, hedefine ulaşmak için çok çaba sarf edilip samanlıkta iğne arar gibi kan ter içinde kalarak karanlıktaki ışığını arıyorlar baş komiser Nihat ve sonradan ekipe dahil olan sırrını bir gizemle saklayan Gülcan.
Ne mi oluyor? Ne olmasın ki. Günleri devirip ayi geçen bir süre zarfında Büyükada'da eski Rum yetihanesinin çevresinde bulunan bir ceset görenleri korkuturken cinayetle ilgilenenleri büyük bir gizemliğe davetiye çıkarıyor. Cesedin otopsisi çok basit gibi görünmüyor ne de olsa üzerinden günler geçmiş ve kemirgenler tarafında çok tahrip edilmiş.
Kör düğümleri çözmek basit olmasa da mutlaka bir çözüm yolu vardır akıl akıldan üstün olma formülüyle. Misalen otopside çok başarılı olan Adil Hocanın Baş Komiser Nihat'a "komiserim, Amerikalı yazar Washington Irving'in Başsız Süvari adlı sevilen öyküsünü okudunuz mu?" demesiyle cinayetin dosyası geniş çaplı bir araştırmaya giriliyor. Ve sadece Türkiye haritasında değil dış ülkelere açılıyorlar. Nereye mi? Japonya, Kamboçya gibi. Nerde mi soluklanıyor tabiki de Doğuanadoludan Batıya doğru bir yol güzergahıyla.
Söz konusu arkeolog olursa yerin derinliklerinde gizem gözden kaçmamalı. Dehşet verici cinayetin perde arkasında kim ve ne gibi amaçları vardı? Tüm bu heyecan ve gerilim içinde alevli bir hareketlik varken Gülcan 'ın gizemi neydi? Nihat komiser onu çözebilecek mi?
Açıklayıcı bilgi ışığında kaleme alınan bu eseri okumadan geçmeyin.
#alıntı
"İnsanın en çok saklamaya çalıştığı şeyler genellikle en kolay görülen şeylerdir."