Tam Hazard’ın bir hastalık olarak gördüğü bence bir güç olan bir hali var. Hazard çok yavaş yaşlanıyor. Vücudu normale göre daha dirençli. Bu gibi kişileri toplayan ve destek olan bir cemiyet var. Albatros cemiyeti. Üyeler kendilerinden “Albalar” diye bahsediyorlar. Bu cemiyetin başındaki kişi olan usta manipülatör Hendrich neredeyse Hazard’ın hayatının tamamını yönetiyor. Kitapta normal bir hayatla başlayan Hazard zamanla önce annesini sonra eşini kaybediyor. Hazard etrafındaki insanları hastalığından dolayı sürekli zor duruma sokmaya başlıyor. Albalarla tanıştıktan sonra cemiyetin kaynakları sayesinde yani Hendrich’in sayesinde 8 yılda bir yer değiştiriyor. Hikâye devam ederken Hazard hastalığına çare bulmak isterken bir doktorun ölümüne neden oluyor, çocuğu oluyor ve onu kaybediyor, köpek sahipleniyor, bir öğretmen aşık oluyor, piyano ve daha birçok müzik aleti çalıyor, arkadaş ediniyor… Albalar çeşitli durumlarda Hazard’dan kurtulmaya çalışıyorlar. Alba toplamak için bir göreve gönderildiği sırada iki Alba adayı tarafından öldürülme şoku atlatıyor. En ağırlarından biriyse bunca zamandır aradığı kızını Hendrich’in çoktan bulup kızı ince ince işleyerek babasına düşman etmesi. Hazard kızını bulma sevincini yaşarken kızı tarafından öldürülme korkusunu da yaşıyor. Kitap sürekli ileri geri, geçmiş günümüz, anılar ve pişmanlıklar arasında gidip geliyor. Kitabın en zorlu yanı bu tarihler arasında bağlantı kurmak oldu benim için. Sonuç olarak Hazard zamanı yakalamaya çalışırken yapılabilecek en iyi şeyin yaşamaya devam etmek olduğunu anlıyor ve âşık olduğu öğretmenle bir hayat kuruyor. Kitapta zamanı durdurmanın yolu olarak bana kalırsa mutluluk verilmek istenmiş. İnsan mutluyken gerçekten zamanın önemi kalmıyor.