Tehlikedesiniz. Verilmek istenen bir mesaj var ve başrolü sizsiniz. Tehlikeden kaçmaya çalışırken ise beklenmedik bir el yardım ediyor. Size bunu yapanlarla bağlantısı olan o adam kurtulmanızı sağlıyor. Güvenir misiniz yoksa oynanan oyunun içerisine mi girersiniz? Belki de babanız olduğunu sandığınız kişi değildir. Babana ne kadar güveniyorsunuz? Onun gerçekten de Polis Amir’i olduğundan emin misiniz?
Peki ya sizce; beyaz düğüm mü? Kırmızı düğüm mü? Ömür mü? Güç mü? Belki de ikisi de değil. Boris Vedrav Karalan’ın olduğu yerde her zaman av olmaya mahkumsunuzdur. Sonunda ise av değil de avcı olmayı öğrenirsiniz, eğer başarabildiyseniz.
Sırlarla, bilinmezlikle, kalbi zorlayan duygularla, yalnızlıkla baş etmeye çalışan Gün Aksa, ya babasının peşinde olduğu işlerden dolayı hayatından olacaktır. Ya da av olmaktan çıkıp avcılığa giriş yapacaktır.
~~~~~~~~
Ah benim Gün’üm…
Onu okurken sürekli kullandığım kelime oldu bu. Kandırılışı, herkes tarafından yalanlara mahkum edilişi. Sürekli babasına sığınması ama en büyük sırları da onun saklaması çok kalp kırıcı. Annesi zaten bencil ama en azından babasının ondan sır saklamamasını isterdim. Boris ise her zaman belli ettiği kişiliğiyle ilerledi bence. Gün, fazla kendisini iyiye yordu sürekli. Boris’in amacı belliydi. Günden bunu hiç saklamadı ama bazen insan görmek istediğini görüyor yalnızca.
Peki ya babası? Şimdiye dur demesi gerekmiyor muydu? Onun asla iyi birisi olduğuna inanmıyorum. Sakladığı daha büyük bir sır var ve bu bizi kesin yakacak. Annesinin de ondan yana kalır yanı yok. Bencil, kızını önemsediğini söyleyen ama kendi hislerini önemseyen birisi sadece. O kutlama yemeğinde de bunu gösterdi. Kızının kötü olduğunu gördüğü halde bile şımarıklıkla suçlayabilecek birisi. Peki ya neden? Kendi huzuru bozulacak…
Gün, çok yaralı birisi kesinlikle. Kitabı okurken yüzümü güldüren tek kişi Borisin arkadaşı ve Alfı oldu. Evet Alfı… Bir sincap. Boris’in değimiyle de Sıçan? Kitabı genel hatlarıyla çok beğendim. Bu ay ki favorilerime girdi bile. İkinci kitaba acilen kavuşmamız gerekiyor.
Peki ya kitabın sonu? O son neydi öyle? Tamam kendini belli ediyorsun ama bunu yapmış olamazsın… Neyse ikinci kitabı beklememiz gerekiyor. Okumanızı tavsiye ederim.
Kitap tam anlamıyla düşmandan aşka havası veriyor bu arada. Ek olarak ilişkilerinin yavaş ilerlediğini göz önünde bulundurmanızı tavsiye ederim. Yazar bize konuyu ilmek ilmek işlemiş. Bir anda oldu bittiye gelmiyorsunuz ki kaleminden de ilk okuduğum kitabı oldu lakin son olmayacağı da kesinleşti. Yazım dilini gerçekten beğendim.