Gönderi

Puan vermedi·96 syf.··
2025 6. kitabı
Kadın ve Nehir "Ölüm, boynundan bir demir kazığa bağlıyken, mağara olup olmadığı konusunda bile netleşemediğin bir yerde nefret ettiğin birini geri dönemediği için merak etmektir. Ölüm, dünyadan göçüp gitmenin bile sana çok görüldüğü bu zamanın eteğine bir leke gibi yapışıp kalmaktır. Yani ölüm, istediğin biçimde, istediğin zamanda ölmemektir." İşte o kamyon kasasında bilmediği o yere götürülürken düşündüğü şeylerden biri de buydu. Sıcak bir günde gelip bombayla her yeri yıkıp geçmişlerdi. Ama yetmemişti. Yetmezdi çünkü insanoğluna hiç bir şey... Yetinmeyi bilmezdi... Erkekleri öldürüp kadın ve çocukları kamyon kasalarına doldurup götürüyorlardı. Nereye mi? Bir önemi var mıydı artık? Onlar yerlerinden edilmiş, sevdikleri gözlerinin önünde öldürülmüş yaşayan birer ölüydüler artık. Onlar kim mi? Ezidiler... Götürüldükleri yerde işkence ve tecavüzlere uğramış, köle pazarlarında satılmış, mağaralarda elleri ve ayakları bağlı bir şekilde aç susuz bırakılmışlardı. Okudukça insanlık adına utanacaksınız. Kitapta Ezidili bir kadının kaçırıldıktan sonra yaşadıkları anlatılmış. Üzüldüm, utandım, sinirlendim... Dünyanın sustuğu(!), görmediği(!) sayısız katliamlardan sadece biri bu... Bir gün bitecek diye umut etmek istiyorum ama umudumu da gittikçe kaybetmek üzereyim ne yazık ki... Bizim topraklarda önce kadınlar uyanır sonra güneş doğar., çünkü güneşi kadınlar doğurur. Masallar mı bizi acıya alıştırdı? Yoksa buralarda güzel biten bir son gerçekten de yok mu? Onlar yaşamlarını sürdürüyor bense kesintiye uğrayan, kan kaybeden hayatımı bile taşıyamıyorum.
1000Kitap
Kadın ve NehirMehmet Emin Yıldız · Tunç Yayıncılık · 202433 okunma
·
36 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.