Helüüü, naber? Normalde bu incelemeyi üşengeçliğimi bir kerana bırakıp yazmıştım ve hatta çoktan paylaşmış olacaktım bile ama YANLIŞLIKLA TASLAĞI SİLDİM. O yüzden şimdi tekrar başladım ve yazıyorum. Her neyse girişi çok uzatmadan önce kitabın konusunu anlatayım küçücük. Bu kitap aslında "Çizgili Pijamalı Çocuk"un devamı. Ana karakterimizin adı Gretel. Gretel bir Nazi komandosunun kızı ve aynı zamanda bir abla ama kardeşi ilk kitapta ölmüştü. (Hihihihii bilmiyorsanız spoiler oldu ucundan) Babası da asılmış. (Çok masum bir kitap) Ve annesi ile sahte kimliklerle yurt dışına kaçıyorlar, bir zaman sonra annesi de orada ölüyor ve bundan sonra Gretel'in pişmanlık ve suçluluk dolu hayatını okuyoruz.
Yaaani bi tık travmatik bi kitaptı skbdldjdl
Sürekli "illegal işler" görüyoruz. Ama karakter sonunda bir şekilde içini rahatlatmayı başarıyor. Hem acıyacağınız hem de söveceğiniz insanlarla dolu bir kitap. Söverek kendinizi rahatlatabilirsiniz, hepsi hak ediyor. Ne kadar travma dolu olsa da, ara ara sıkılsam da genel olarak sevdim ben bu kitabı. Ama spoilersiz yorum yapmadan bitirirsem içimde kalır o yüzden bazılarını övmek, bazılarınaysa sövmek istiyorum.
SPOİLER
Giriş, gelişme, sonuç diye sırayla ilerlemeyeceğim, pata küte dalacağım direkt.
Henry, çikolatalı kekim... SENİ YERİM ÇOCUK! Çok tatlı bir şeysin, tam "Ay ileride benim de çocuğum böyle olsun." diyeceğim türden. Masum, akıllı ve uslu. Yani Henry'i üç kelimeyle tanımlayacak olsam bu üçü olurdu kesinlikle. Sen çok iyi bir çocuksun ama ailen tam bir pisliğin teki. Annene de acıyorum, evet, ama o da tam bir korkak aptalın teki. Babana zaten diyecek laf bulamıyorum. Pislik. Pisliğin teki senin baban. Annene, hele ki sana bunları yaşatmaya hiçbir şekilde hakkı yoktu. Gretel onu öldürerek iyi yaptı. Sana hayatım boyunca söveceğim ismi lazım değil baba(!)!
Yani Gretel... Garip bir insan. Bazen -çoğunlukla- onu anlayamıyorum. Ama belki de o psikolojide olan biri için gayet normal şeyler bunlar. Yaşlılığında gayet aklı başında ve bence tontiş biri -insan öldürmesi dışında- ama gençliği gerçekten garip. Mesela 15 yaşında sevişmesi¿ Sürekli erkek ilgisine ihtiyacı olan biriydi ama garip bir şekilde ve neyse ki kendine mükemmel bir koca buldu. Onun için mutluyum. Gençken gerçekten FAZLA günah işlemiş biri. Mesela kardeşinin ölümünde parmağı olması gibi. Korkunç. Onu da anlatayım hemen. Aslında önceki kitapla baya alakalı, belki üşenmezsem onun da incelemesini yapabilirim. Bruno'nun -Gretel'in kardeşi- Shmuel adında bir arkadaşı oluyor. "Babam kayboldu." diye Bruno'ya anlatıyor. Aslında Shmuel'in babası orada yakılmış fakat bu iki küçük masum çocuğun hiçbir şeyden haberi yok. Bruno ablasından akıl almak için ona soruyor ve Gretel ise olabileceklerin farkında olarak "Arkadaşlar bunun için var." diyerek Shmuel'e yardım etmesini söylüyor. Ve iki küçük çocuk orada yanarak ölüyor. Yani hatırladığım kadarıyla 12 yaşındaki bir çocuğun nasıl böyle düşünebildiğini anlayamıyorum.
Her neyse, Gretel'in yaptıklarını anlattıkça yenisi aklıma geliyor. O yüzden burada bitiriyorum ki daha fazla uzamasın.
SPOİLER BİTTİ
Bu kitabı her ne kadar garip içerikli ve bazı yerleri iğrenç olsa da bana dünyanın ve bazı hayatların toz pembe olmadığını hatırlattığı için seviyorum. Bu incelemem bu kadardı ve SANDIĞIMDAN DAHA UZUN OLDU hihihii. Sevdim ben bu inceleme işini o yüzden kesin devam edeceğim. Evet, bitiriş yapmayı bilmiyorum o yüzden bir şarkıyla bitireceğim, anlayın siz.
Ajda Pekkan - Düşünme Hiç
Artık Hiçbir Yer Ev DeğilJohn Boyne