Sadece Noah'a puan verecek olsaydım 10 üzerinden 100 verebilirdim, hatta çok daha fazlasını ama ne yazık ki kitap özellikle sonlara doğru beni epeyce sıktı. Sıkmasından kastım, kitabı okurken canımın sıkılması veya okumak istememem değil. Tam tersine kitap oldukça akıcı ama yaşananlar ve her şeyi alttan alan kişinin Noah olması epeyce sinirlerimi bozdu.
Arianna'nın Chase'den vazgeçiş sürecini anlayabilirim, Noah'la arada kalmasını da öyle. (Tabii Noah'ın Ari'ye kısa sürede vazgeçemez şekilde tutulması, hem de başkasına aşık olduğunu bilirken, bana biraz abartı gelmedi değil.) Hatta kazadan önceki ayrılık dönemi de mantıklıydı, Noah'ın ne kadar düzgün bir çocuk (ya da yaşından büyük düşünen bir adam) olduğunu kanıtladı. Ve Ari orada kararını vermiş, ne hissettiğini çözmüştü. Kazayı da kabullendik diyelim, hafıza kaybı çok fazlaydı. Ari'nin Chase'ye geri bağlanması, tüm karakterlerin buna göz yumması ve Ari'nin bebeğin babasının Chase olmadığını öğrenmesine rağmen kim olduğunu sorgulamaması... Olayları kendisi çözsün, kafası karışmasın, travma yaşamasın dediler ama kız en sonunda Noah'ın annesi sayesinde hafızasını geri kazandı. Noah onca acıyı niye çekti? Niye kendini geri plana atıp Ari'nin tekrar bir karar vermesini bekledi? Zaten vermişti. Ona attığı ve bize okutmadıkları mesajda bunun belli olduğu barizdi.
Yazarın kitabı Noah acı çeksin diye yazdığını düşünüyordum ki sondaki yazar notu da buna açıklama olarak yazılmış birnevi. Yine de zaten yalnız büyüyen bir adama önce aşık olduğu kadını ve bebeğini, hemen peşinden de annesini kaybettirirken ne düşünüyordu bilmiyorum. Buna rağmen ne futbol umurundaydı Noah'ın ne de geleceği. Sadece Ari'yi düşünüyordu. Oysa alıp başını çekip gitse sonuna kadar haklıydı.
Ari'nin iyi bir insan olduğunu düşünüyorum ama dürüst olmam gerekirse Noah'ı hak eden biri olduğunu düşünmüyorum.
Kısacası kitabı sevdim mi, evet ama Noah olmasaydı sever miydim pek sanmıyorum.