merhabaaa dostlarım, bana sımsıcak hisler yaşatan ayçiçeği karnavalı yorumu ile geldim.
kitap, klişe gibi görünen lâkin nagihan ablanın kurguya yerleştirdiği karakterler, olaylar, düşünceler her biriyle kurgunun klişeleliğinden kurtuluyor okudukça. dolunay ve çiçek adında iki ikiz kız kardeşimiz var, fiziksel olarak birbirine fazlasıyla benzeyen kızlar bambaşka yaşamlar yaşamaya başlıyorlar. çünkü dolunay yetimhaneden zengin bir aileye evlatlık verilirken çiçek ise yetimhane yaşamına tabii tutuluyor. dolunay ve çiçek yıllar sonra birbirini bulurlar ve aylarca da görüşmeye devam ederler herkesten gizli bir şekilde. günün birinde çantalarının karışmasıyla ikisi de birbirinin hayatında yer değiştirmeye karar verir. dolunay, çiçek'in yerine geçer; çiçek ise dolunay'ın yerine. böylelikle içimizi sımsıcak yapan lâkin bir o kadar da buruk olan ayçiçeği karnavalına giriş yapıyoruz ve elimizden asla bırakamayacağımız bir kitap oluveriyor okurken.
ayçiçeği karnavalı...
nagihan ablanın zamanla kaleminin nasıl geliştiğini, aynı zamanda cümlelerindeki etkileyiciliğinin ne derecelere ulaşmış olduğunu bu kitaplar anlamış oldum. yer yer kocaman kahkaha attığım, yer yer gözyaşlarına boğulduğum harika bir kurgusu vardı. evet, yazarın dediği gibi klişeydi, lâkin ben okurken belki akıp giden üslubundan belki de karakterlerden dolayı asla bir klişe okudum, diyemem, dostlarım.
dolunay, nasıl güzel bir karakterdi, aslında artık benim için bir kitap karakterinden bile çok daha fazlası eminim ki. ruhsal olarak kitabı okurken adeta bizimle büyüyor, bambaşka birine dönüşüyor. kendi deyimiyle başka bir pencereden bakmaya başlıyor yaşama. doğukan, çikolatalı kek çok seviyor diye her sabah benim de ona kek yapasım geldi okurken... onun dışında tüm karakterleri o denli güzel işlenmişti ki... içime işlediler okurken. keşke hiç bitmeseydi, dedim, fakat iyi ki de okudum, tanıştım onların dünyasıyla. ondan ziyade kitabın içinde barındırdığı mesajlar, ah, dostlarım en çok da onlar beni etkiledi. çoğu yerde durup ben de mi, diye sorguladığım o kadar çok oldu ki... gerçekten nagihan abla hep söz ederdi, okuyunca size vermek istediğim mesajlar farklı bu yüzden klişe olmaktan çıkıyor, diye. asla bendeki değerini kaybetmeyecek yegâne güzel kitaplardan. çok değerliydi benim için, iyi ki, iyi ki okudum.
keyifli okumalar, esen kalın, okur kalın...