·176 syf.····Okunma: 08 Şubat 2025 23:06 Başkasının mutsuzluğu üzerine bir ilişki, bir yuva kurulabilir mi?
"Ben yüzlerce kez toplarlanmış dağınık bir odayım" (sayfa 40)
Her ay yeni bir yazar serime devam ediyorum. Bu ay Ece Yağcı'nın kalemi ile tanıştım. Henüz yeni bir yazar ve bu ilk kitabı. İlk kitabına göre de gerçekten başarılı. Bazı yerlerinde güldüm gerçekten, ki kitap okurken gülmek zordur bilirsiniz.
Bir Kadın Bir Erkek kitabında, Bahar ve Mehmet'in hikayesini okuyoruz. Geçmişlerini dinliyor yaşadıkları acılara şahitlik ediyoruz. İkili yakın zamanda birbirlerinin hayatına dahil oluyorlar ancak Mehmet'in geçmişi ayağına dolanıyor.
Okurken ne yapacaklar nasıl olacaklar diye diye sayfaları heyecanla çevirdiğim bir eser oldu. Klişeler vardı ama zaten aşk başlı başına bir klişe değil midir?
İlişkideki gerçekleri görüyoruz tozpembe bir aşktan ziyade iki insanın apayrı huylarına değinmiş yazar. Aşk elbette vardır ama pürüzsüz değildir bunu güzel yansıtmış. Bahar'ın verdiği karar doğru mu okuduktan sonra bunu da bana yazar mısınız? Bu konuda tartışmak isterim.
Bi Bahar'dan bi Mehmet'ten ve bazen de ortak tanıdıklarından dinlediğimiz hikaye oldukça akıcı ve sonu güzel bağlanmış. Realist bir hikaye. Bazen yeşilçam havası, bazen yazarın komik üslubuyla komik, bazen aşk, bazen acı... Bakalım siz hangisine hak vereceksiniz? Bahar'a mı? Mehmet'e mi?
Okuduktan sonra yorumlarınızı bekliyorum 🩷
"Daha 20 yaşındaydım aşkın kıskanılmak olduğunu, sevginin örselenmek olduğunu düşünüyordum" (sayfa 94)