·504 syf.····Okunma: 08 Şubat 2025 17:36 Arkadya Yayınları’nın kitaplarını o kadar seviyorum ki ve okurken o kadar keyif alıyorum ki anlatamam. Özellikle bir bölümü geçmişten bir karakterin, bir bölümü günümüzden bir karakterin bakış açısıyla okuyup bu iki karakterin bir noktada buluşmasını konu edinen kitaplara ayrı bayılıyorum.
Üç Anahtar… Konusu o kadar güzeldi ki… Beni mest etti.
Geçmişte Juliet… 1939’lu yıllar. Teyzesiyle Venedik’e gelmiş ve burada tesadüf eseri Leo isimli biriyle tanışıyor. Tabii ki birbirlerine aşık oluyorlar. Yıllar sonra yeniden yolu Venedik’e düşüyor ve hayat Leo ile ikisini yeniden bir araya getiriyor.
Günümüzde Caroline… 2001 yılı. Kötü giden bir evliliğin ardından eşiyle ayrıldıktan sonra oğlu da elinden alınınca kendini hepten boşlukta hisseden bir kadın. Teyzesi Lettie’nin kaybıyla daha da kötüye giden hayatı teyzesinin ona miras bıraktığı üç anahtarla bir anda değişiyor. Kendini Venedik’te bulan Caroline, teyzesinin bütün sırlarını öğrenmeye çalışıyor.
O kadar gizem dolu ve heyecanlı bir kitaptı ki… Bayıldım bayıldım bayıldım. Uzun zamandır beni bu kadar çok merak ettiren beni bu kadar çok heyecanlandıran bir kitap okumamıştım. Zaten dediğim gibi ben Arkadya Yayınları’nın kitaplarını çok seviyorum. Bu kitapta yine bence çok güzel bir kurguya sahipti. Çok seviyorum bu tarz kitapları okumayı. Böyle ağır kitapların arasına alıp kafa dağıtabileceğim çok güzel konulara sahip oluyorlar.
İki kadın karakterin de kitaba çok yakıştığını düşünüyorum. Özellikle geçmişteki Juliet karakterini çoook sevdim. Çok tatlıydı.
Son olarak tabii ki kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Gizem dolu bir yolculuğa hazır olun.