Puan vermedi·188 syf.··
2025 9. kitabı
·
9 saatte okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 03:45
Birkaç yıl önce 10 yaşındaki mülteci bir Afgan kızın haberine denk gelmiştim: Ailesiyle birlikte Midilli'ye geçmeye çalışıyorlardı maalesef ki bunun yolu botla geçmekti. Çok tehlikeliydi, batma ihtimali vardı ve bu yüzden ağırlık yapmasın diye 10 yaşındaki kızın pembe tokasıyla birlikte örgülü saçı kesilmişti. o pembe tokalı saç örgüsünü gördüğümde o kadar çok ağlamıştım ki... Savaşın, mülteciliğin, soykırımın... en ağır yükünün hep kadınlar ve çocuklar üzerinde olması ve bunu hatırlatacak olayların gittikçe çoğalması ne kadar çok üzücü. O Afgan kız çocuğu da bu çocuklardan biriydi... Üstelik kız çocuğuydu. Şu an nerede ne yapıyor bilmiyorum ama umarım çok mutludur ve ardında bıraktığı saçlardan çok daha güzel saçlara sahip olmuştur. Bu kitabın ismini ilk gördüğümde aklıma direkt bu hikâyede bahsettiğim Afgan kız çocuğu geldi. Onunla birebir de olmasa benzer bir hikaye yaşamış kadınların olacağını düşünmüştüm çünkü saçlarından vazgeçmek zorunda kalan kadınlar her zaman vardır: hikâyelerde, masallarda, romanlarda ve hatta gerçek hayatlarda bile. Bundan dolayıdır ki beni kendine çekti. Kitabın hikâyesine gelecek olursak çok farklı yerlerde, bambaşka hayatlarda yaşayan üç kadının hikâyesini ele alıyor. Üçününde mücadelesi bambaşka... Biri belki de dışarıdan bakıp imrenilecek hayat birininki tiksinilecek bir hayat bir diğerininki de bir yerlere kondurulamayacak bir hayat ama üçünün de ortak bir yanı var: mücadele. Aileyle, çevreyle, kendini kabullendirmeyle, ataerkil toplumların onlara yüklediği anlamlardan sıyrılmayla, kendilerine biçilen kılıftan kurtulmaya çalışmayla; mücadele. Ve tüm bu mücadelelerin içinde birbirlerini tanımadan, birleşen mücadelelerinin ve birbirlerine destek olmalarının muazzam hikâyesi. Kitabı okurken defalarca durup kendi kendime düşündüm; ben bu kadar cesur olabilir miydim? Özellikle Smita gibi? Bu sorunun cevabını hâlâ bilmiyorum. Ama Smita'dan şunu öğrendim; önemli olan başarmak değildi, ki kaldı ki kimse bunu bilemezdi. Yani sonuçta hangimiz attığımız adımların sonucunun başarıya ulaşacağını biliyoruz ki? Bilseydik eğer başarısızlık olur muydu hiç? Bunun beraberinde başarısızlıklardan da çıkarılabilecek dersler olduğunu hangimiz keşfedebilirdik? Hayır kesinlikle önemli olan başarmak değildi. Önemli olan adım atmaktı. Önemli olan oturup şikayet etmek değildi, herkesin seni kabullendirmeye çalıştığı reva gördüğü konumunu değiştirebileceğine inanmak ve adım atmaktı. Smita bana bunu öğretti. Kitabı okumanızı tavsiye ediyorum. Çünkü; Smita, Giulia ve Sarah... Bu üç kadından öğreneceğiniz şeyler var.
Saç ÖrgüsüLaetitia Colombani · Yan Pasaj Yayınevi · 202017,6bin okunma
·
92 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.