Eğer hassas bir kişi değilseniz ,özellikle ölüm konusunda, kesinlikle bir şans vermeniz gereken bir kitap. Bir tık fantastik bir kitap olsa da ,reenkarnasyon ve öte alem (cennet/ cehennem), belli konulara çok güzel ve yerinde değiniyor/ eleştiriyor ve sizi düşündürüyor.
Kitaptan ve konusundan bahsedecek olursak eğer ;
Erkek ana karakterimiz olan Milo bir çok kez reenkarne olmuş bir kişi ve ölümün kendisine aşık oluyor. Peki daha ne kadar böyle reenkarne olacak ?
Milonun aşkına kavuşması çabası ve umudu içerisinde bir kaç hayatına biz de konuk oluyoruz. Milo bu hayatlarda farklı sınıflarda ve farklı çağlarda yaşayıp o dönemin sorunlarıyla tamamen insan özellikleriyle mücadele ediyor ve sorguluyor.
Kesinlikle ölüm üzerine , ölmek üzerine oldukça çok düşüneceğiniz belkide ciddiyeti konusunda algılama biçiminizde bir takım değişiklikler oluşmasını sağlayacak bir kitap olabilir.
Ayrıca kitabın bir bölümünde yani ana karakterimiz hayatlarından birinde, meditasyonla ilgili çok güzel konuları irdelediğini söyleyebilirim.
Genel olarak kitap; insanın takıntılı olduğu gelişmek ve değişmek kavramının sonuçlarını, bir takım distopyaları, kişiler arası ayrımcılığı, bazı tarihi veya dinsel kişilerin kahramanlaştırılmasını (Buda üzerinden) … bir çok konuyu ele alıyor.
Ve tabii kitap üzerinde beni en çok düşündüren şeylerden biri de Milo’nun Ölüme (Suzie) aşık olmasıydı.
Beni düşündüren, ölümü metafor olarak kullandığı mı yoksa aşkın ölümle ne kadar iç içe olduğu mu konularıydı.
Tabii bu kitaptan fazla umutlu olmanız anlamına gelmiyor. Benden tam not almamasının sebebi ise, olaylar ve dokunulmak istenilenin uyumu arasında bir dengesizlik mevcuttu , yani kısaca eğer hızlı kitap okuyacaksanız sizin için güzel bir ara kitap olabilir fakat Matt Haig tarzı kitaplar okumayı seviyorsanız yavaş okumanızı tavsiye ediyorum.