·80 syf.··Beğendi
···Okunma: 01 Kasım 2019 00:00 Yazarın en çok bilinen eseri. El Mustafa adındaki ermiş/derviş/peygamber, aralarında 12 yıl kaldığı Orphalese halkından doğduğu adaya gitmek üzere ayrılacağı gün onlara konuşma yapar, sorularını cevaplar. Çeşitli konular üzerine bölümlere ayrılan kitap bu konuşmalardan, hikmetli sözlerden oluşuyor.
·
Yazarın ermişe "El Mustafa" adını vererek Hz. Muhammed'e (s.a.v.) ya da kitap içindeki bazı cümlelerin İncil ile benzerliğine bakarak Hz. İsa'ya (a.s.) atıf yaptığı hakkında tahminler olsa da bu konuda kesin bir şey söylemek mümkün değil. Eser, en nihayetinde okurun malıdır ve onun anladığıdır.
Bu kitabı ilk okuduğumda pek etkilenmemiş ve şunları yazmıştım: "Batı Edebiyatı için bir devrim olduğunu kabul etsem de, Doğu edebiyatına; yani örneğin Mevlana'ya, Sadi Şirazi'ye, kıssalara ve öğütlere aşina olan bizler için yeni bir şey söylemediğini düşünüyorum. Kötü bir kitap mı? Hayır, kesinlikle iyi ve doğru tespitler içeren bir kitap. Ama açıkçası sıradan buldum."
Ancak şimdi dönüp baktığımda eskimeyecek, tekrar tekrar okunabilecek, özlü bir kitap olduğunu görüyorum. Her kitabın yeni şeyler söylemesi gerekmez. Bazen eski şeyleri yeni bir biçimde söylemek de değerlidir. Hikmetin sıradanı olmaz. Bırak kendini suya diyorum eski benliğime, Ermiş'le sohbetin tadını çıkar. Okuyun, dinlemeyin eski ben'i, okuyun.