·256 syf.····Okunma: 10 Şubat 2025 23:45 SPOILER İÇERİR!
Neden bilmiyorum ama yarısına dahi gelmeden beni aşırı içine çeken bir kitap oldu ve ilgimi aşırı derece de fazla çektiğini söyleyebilirim.
Kitabımızın konusu ise Penny isimli karakterimizin çok eski zamanlardan kalma olan bir şehirde yaşaması ve o şehirde ki en önemli detay ise uykuyla alakalı ürünler satarak gelişmesiydi. Bu şehire her gece uykuya dalan insanlar gelerek istedikleri rüyaları satın alarak onları görmeye başlıyorlar ama uyandıkları zaman bu şehire geldiklerini unutuyorlar. Aldıkları rüyalara ayrıca ödeme de yapıyorlar ve bu ödeme aslında sizin ne kadar duygusal birisi olduğunuza bakıyor çünkü ödeme rüyayı gördükten sonra veya hatırladıktan sonra hissetmiş olduğunuz duygularınız.
Penny ise o kasabada çok eskiden beri bulunan ve kolay kolay kimsenin iş başvurusunu kabul etmeyen DOLLAGOOT BEY’İN RÜYA DÜKKANINDA işe başlamak için mülakata girmesiyle beraber başlıyor.
En çok ilgimi çeken kısım ise kesinlikle Penny’nin mülakat için hazırlanırken Zaman Tanrısı ve Üç Süvarisi çocuk kitabını okuduğu kısım oldu çünkü ister istemez kendimle aşırı derecede ilişkilendirdim.
Birinci süvarinin geleceğe karşı olan aşırı merakı ve geçmişi tamamen unutmak istemesi ve sadece yapabileceklerine odaklanmak istemesi ama bu süreçte geçmişini tamamen geçmişini unuttuğu için asla anılarını ve değerli hislerine sahip olamaması
İkinci süvarinin ise geçmişi seçerek asla anılarından kopamaması sevdiklerini kaybettiğini kabullenememesi bir türlü o kısımdan sıyrılamamış olması beni çok fazla derinden etkiledi çünkü ben geçmişten çok zor bir şekilde sıyrılıyorum.
Üçüncü süvari ise aslında tam anlamıyla şimdiki zamanı yönetmek istemiyor ve diğer kardeşlerinden uyku sürelerini alarak ayrıca rüya zaman dilimini de yönetmeye başlıyor ve en sonunda gelecek ve geçmişi alan süvari kardeşlerinin çıkılmaz bir buhrana girmesiyle beraber onlara yardımcı olmaya çalışıyor.
Dallagoot Bey’in ise Üçüncü Süvarinin soyundan gelindiği söylenmektedir.
Ayrıca Penny karakterimizi de fazlasıyla sevdim çünkü hemen hemen her gencin bir işe girmesi için gereken şeyleri yapıyor ama tabii ki kendisini bu durumda diğerlerinden ayırabilecek şekilde konuşmaya çalışarak bu mülakatın içinden kendisini sıyırıyor.
İlgimi çeken en önemli cümle ise “ve her zaman hakikatın daha önemli olduğunu vurguladığınızı biliyorum.” Nedenini tam anlamıyla anlamasam da beni fazlasıyla etkilediğini söyleyebilirim.
Kitap alıntısı olarak teker teker yayınlandığımda aslında mantıksız olarak görülse bile kitap içerisinde bana hissettiklerinden kaynaklı paylaştığım birden fazla alıntı mevcut.
Ayrıca kitap Peta Yayınevi tarafından satışa sunulmuş ve çevirmen Tayfun Kartav tarafından yapılmış yazarın kendisi Koreli ve kitabın çeviriyle alakalı bir problemi yoktu, çok anlaşılır bir dilde çevrilmişti.
Kitabın diğer incelemelerine baktığımda ise genellikle fantastik bir kitap olarak yetersiz olduğu, çok durağan bir konuya sahip olduğu ile alakalı birkaç cümle okumuştum. Fantastik bir kitap olarak yetersiz olduğunu düşünmüyorum, fantastik olarak almış olduğumuz konu sadece uçan kaçan abartı güçlerin birbiri ile savaştığı konu ile kalmıyor sadece. Şahsen konu bakımından bir dönem çok ağır kitaplar okuduğum için bu kitap bana çok rahatlacı ve kendi dünyamdan sıyrılmam için çok olanak sağladı. Tam anlamıyla kahveyle beraber rahatlacı bir zaman aramak isteyenlerin okuyabileceği bir kitap.