İstisna
‘’Ben benimle bir şey olamadım seninle çokça sevmek
olurdum.’’
Pekala benimle sonu belirsiz bir Kasım olabilirsin
ya da sıcaklığı etine benzeyen Temmuz
çayırda meleyen kuzunun ekmeğini ben çaldım biliyorsun
düz yolun sonunda ikimize bir sapak vurdum
Can derdi ve geçmeyen kuraklıklar buldum
İklim şartlarını bahane edip sarıldım sana
içimde bu kadar biriken neydi
neydi beni zehirleyip kapına bırakan
çeşmeler kuru, ovalarıma inmemiş kimse
göğe benzeyen yerlerim sasımış evvela
önce sana ve sonra hep sana bakmışım
Sana bakarken sızlamış yüzümün harfleri
Kalbimde işgal hazırlığı, kış ve endamın
bazen ovalayınca da geçmiyor dünyanın nevresimde bıraktığı izin ağrısı
ben o adam mıymışım
hani karanlıkta saçlarını örerken ağlayan
geceler can taşıyor buna inanıyorum
yoksa nasıl böylesine sessiz kalabilir canı olmayan
Benim de kaybettiğim şeyler var
aklıma gelince kendime kırıldığım
Recme yatırıldığımda karaydı gün
tuhaf sesler uydurmuştum duyayım diye sağırlığımı
Boğulurken boy verdim
ucuza kapattım tufandan sonraki günleri
Üstelik hayat ikimizden daha sahici
üzülme aynı sona koşabiliriz
nasılsa aynı aşk, aynı yatak ve aynı mesafe aramızdaki
beni uyar/ bana hayret taşı/
yar olmaya meyilli ismimi fısılda/
evimi taşla/ yönümü şaşırt/
beni bu yerden alıp başka bir yere bağışla/
her şey olabilirdin bana/
Allah'la konuşurken göğsüme gelen ağlamak istisna/
***
Cengizhan Konuş