Puan vermedi·376 syf.··
2025 15. kitabı
·
28 saatte okudu
·
Okunma: 06 Şubat 2025 18:26
Pala üniversite yıllarımdan beri severek takip ettiğim bir yazar, şüphesiz en güzel yanı kelime ve kavram dünyasının zenginliği. Fakat son dönem romanlarında kelime hazinesi bu kadar geniş, üstelik akademisyen bir edebiyatçının romanlarında sürekli "falan" görmekten rahatsızım. Adeta karakter konuşmaktan,olanı anlatmaktan beziyor gibi... Oysa roman zaten anlatı sanatı değil miydi? Ve peki 16.yy'ın günlük dilinde bu kadar "falan" var mıydı? Kurguya gelecek olursam, tipik bir İskender Pala romanıydı, A-71 faciasından sonra İskender Pala okumamaya karar vermiştim fakat bir sene ara vererek okuyabilirim diyerek kendimi kandırdığım soylenebilir. 1577 yılında başlayan bir hikaye, kökeni Pers'lere kadar dayanan sapkın bir tarikatin Dersaat'e uzanan kolu ve bununla birlikte çeşitli cinayetler... Bir paşa kızının otopsiye ve maceraya merakıyla erkek kılığında dolanması, zekası ve becerisiyle tüm İstanbul'a nam salmış zehir hafiyenin onun aslında kız oluşunu çok erken(!) fark edişi... Tarihte geçmiş kurgular bana sosyal tarihe dair çok şey öğretmiştir,bu bağlamda okunası. Ama okuyacak daha güzel kitaplarınız varsa da öncelemeye gerek yok gibi. Hikayenin bitmesi gereken bir yer vardı ve bence mutlu sonu anlatmak için yazarın orayı kaçırması süresi uzamış bir misafirliğin bayat tadına yakındı, bu değerlendirmeden sonra okursanız da keyifli vakitler diliyorum. Nihayetinde tüm bu eleştirmelere karşı Iskender Pala'nın akıcı yanı da inkar edilemez.
Azdahakİskender Pala · Kapı Yayınları · 20253,602 okunma
·
93 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.