·672 syf.····Okunma: 13 Şubat 2025 15:20 Valla ne yalan söyleyeyim pek bir beklentim olmadan başlamıştım kitaba ama çok beğendim. Öncelik olarak evren olarak çok sevdiğim bir evren oldu. Zaten kim elementleri sevmez ki. Ama söylemeden geçemeyeceğim puan kırmamdaki en büyük neden Avatar: The Last Airbender’a yakın bir çok şeyin olmasıydı.(Kan bükmek gibi) Diğer incelemeleri okuduğumda ise Sarah J. Mass kitapları ile de benzerlikler olduğunu gördüm. Fakat ben henüz o serileri okuma fırsatı bulamadığımdan bu konu pek bir yorum yapamayacağım.
Genel olarak lordlarımızı çok sevdim (Amon hariç) ama varisler hakkında (Sonay hariç) aynı şeyi söyleyemeyeceğim maalesef.
Varislerin içinde en sevdiğim kesinlikle Sonay’dı. Duruşu ve davranışları bakımından en doğru bulduğum kişi o oldu. Varislere pek ısınamamamın en büyük sebebinin kitap boyunca Nova haricinde onların yaşantılarını pek görememiş olduğunu düşünüyorum. Gelelim Nova konusuna, Nova iyisin hoşsun kızım ve tamam anladık delisin. Kitap boyunca o kadar çok delisin delisin okuduk ki bir yerden sonra “ayyy yeter artık anladık delisin” dedirtti. Nova’ya yapılanların hepsi çok kötü şeylerdi ve verdiği tepkilerde çoğunlukla haklıydı. Nova’yı ne çok sevdim ne de sevmedim, sana karşı tarafsız olacağım. Ariana ise nötr olduğum biri oldu. Kitabın başlarında onu sevememiştim ama sonradan kendini açıkladığında biraz daha ısındım ama hala kesin bir görüşümün olması için erken olduğunu düşünüyorum. Ayzer’i ise çok okuyamadığımızdan ve Toprak Krallığı’ndaki yaşantısını pek göremediğimizden çok bir şey söylemek istemiyorum. Nova’yı diyara geldiklerinde yalnız bıraktığı için sinirlenmiştim ama aslında aynı tarafta olduklarını öğrendiğimde onların adına cidden sevindim. Umarım ileride araları düzelir ve önceden oldukları gibi iyi birer arkadaş olmaya devam ederler. İkinci kitabın kapağında varisler olduğu için onların yaşantılarını daha çok okuyacağımızı düşünüyorum umarım öyle olur.
Şimdi ise sırada lordlarımız var. Daren… Gece Yarısı Lordum sen ne mükemmel şeysin ya. Daren ile olan her sahneyi gözlerimden kalp çıkarmışçasına okudum. Komik ve şaka ile karışık flört eden erkeklere bir zaafım var galiba. Arın hakkında ise hala biraz soru işaretlerim var ama seviyorum da. Duruşu ve davranışlarıyla kesinlikle en asil olan lord oydu. Sadece sürekli Nova’ya “Sen daha azını beklemezdim” demesi çok sinirimi bozdu. Ariana ile olan aşklarını okumayı isterim açıkçası umarım ileride daha çok bahsedilir. Amon hakkında konuşmak bile istemiyorum hemen ölürsün umarım Amoncum. Ve ve ve son olarak aşk lordum Sina. En az Daren kadar sevdiğim biri oldu. Belki de bunun en büyük sebebi benim de hava grubundan olmamdır. Kendi krallığı için Nova’dan bir sürü şey saklamış olsa bile sonuna kadar haklıydı sonuçta koruması gereken bir halkı vardı. Sina’yı tüm kitap olunca sadece Kasır konusunda sinir olmuştum. Bir muhafıza kesinlikle o kadar çok yetki vermemesi gerekiyordu.
Son olarak kısaca yan karakterlerden de bahsetmek istiyorum. Eris, seni kitabın sonlarında hiç görmemiş olsak bile sen müthiş biriydin. Umarım seni çok daha fazla görürüz. Aynı şekilde Erim sen de müthiş biriydin ama biri vardı ki gönlümü fethetti: Şafak. (Maalesef spoiler yediğim için onun hakkında bir şey öğrendim ve bu yüzden yeni favori kişilerimden biri)
Genel olarak görüşlerim bu şekildeydi. Umarım sonraki kitapta su halkı artık uyanır ve onları daha çok görürüz. Her kesin bu kadar korktuğu su halkını merakla bekliyorum…