“Annesi gelecek hakkında yanılmıştı. Önündeki yolu değiştirmenin mümkün olmadığını gittikçe daha yakından hissediyordu. O, diğerlerinin kendisinden önce yaptığı seçimlerin tutsağıydı, zehri bir sonraki nesle taşıyacak bir araçtı sadece. “
Kitapta Harriet’ın kendi çocukluğunu; çocukluğundaki travmaları, kayıpları, küçük bir çocuğun kalbine ağır gelen tüm o duyguları okuyorsunuz. Aynı zamanda kendi çocuğu olan Yana’nın yaşamını ve geçmişin karanlık noktalarını aydınlatmak isteyişini. Öyle bir kitap ki asla elinizden bırakamıyorsunuz. Her cümlede bir ayrıntı gizli sanki. Atalarımızdan bizlere miras olarak aktarılan travmaları ve çözülmedikçe aktarılmaya devam edileceğini çok güzel işlemiş yazar. Üzerine düşünülmesi gereken bir kitap. Tekrar tekrar okumak isteyebilirsiniz.
“Peki bir çocuğu kaybettiğinizi ne zaman anlarsınız? “ İşte ebeveynler bunu çok düşünecektir okuyunca. Çünkü bir anne olarak ben çok sorguladım. Sanırım son zamanlarda okuduğum en güzel kitaptı. Herkese çokça tavsiye ediyorum.
Unutma, “ you are not alone.”