Merhabalar, yayinevinden ilk kez okuma yaptim ve gerçekten bu kitabı çok çok sevdim. Baştan söylemek istediğim birsey var bu kitabı okurken sinir krizi geçirebilirsiniz. Ki burda geçen olaylar aslında günümüzde hala var olan olaylar olması çok üzücü. Biz kadınlar olarak yaşamak zor iken bunları kitaplarda okumak daha da zor. Ama şöyle bir mesaj da veriyor bizlerin her türlü güçlü olduğu istedikten sonra yapamayacağımız hiç birseyin olmadığının,biz kadınların asla yalnız olmadığımızın mesajını vermesi cok güzeldi. Geleyim konusuna,
Cécilia, başarılı bir avukattır, anne ve babası tarafından sevgi ile büyütülmüştür. Anne ve babasının evliliğine hayrandır çünkü onların evliliği aşk evliliğidir ve o da bir gün böyle bir evlilik yapmak ister. Bir ortam da tanıştığı Abel ile birbirlerinden çok hoşlanırlar. Belli bir süre sonra bu hoşlantı aşka dönüşür ve evlilik kararı alırlar. Ailesi acele etmemesini söylese de evlenirler. Ailesi gibi aşk evliliğini yaptını düşünür Cécilia. Evliliğinde herşey ilk zamanlar çok güzeldi. Herseyi beraber yaparlardı arkadaşları ile toplanıp vakit geçirirlerdi. Rüya gibi evlilik bir anda kabusa dönüşmeye başlamıştır. Düşünsenize aşık olarak evlendiğiniz adam bir anda değişiyor ve narsist bir adama dönüşüyor.
Abel, dışarıdan bakıldığında mükemmel bir adam.Ama kimse göründüğü gibi değildir. O eşine psikolojik baskı yapan ailesinden arkadaşlarından yavaş yavaş soyutlayan o olmadan kendisinin hiç bir şey olmadığını hiç birseyi beceremeyeceğini söyleyen,sürekli aşağılayan,çirkin, işe yaramaz bir kadın olduğunu aşılayan bir adam. Cécilia hamile kalır ama düşükle sonuçlandığında bile bir çocuğu taşımayı başaramadın, kesin erkekti o yüzden istemedin diye psikolojik baskı yapan bir adam. Veee bunların sonunda ilk tokat ile başlayıp hastanelik olana kadar süren fiziksel şiddetler başlıyor. Sonradan yine hamile kalıyor iki kızı oluyor bu seferde erkek doğurmadın diye herşey başa sarıyor. Bu siddetlere dayanamayan daha fazla dayanamaz ve iki kızı için ayakta durması gerektiğini düşünerek boşanmaya karar verir.
Herşey bir yana dayak yiyen bir kadın olmaktansa düşüp kendini yaralayan bir alkolik olmayı tercih ederim.