9/10
·210 syf.··
2025 4. kitabı
Kitle hareketleri ne kadar yıkıcı ve yok edici olsa da aynı zamanda avantajları da vardır.Milletleri uyandıran ve harekete geçiren etkili bir yoldur. İnsanların uğruna öldükleri ülkülerin aslında bir sanı olduğu gerçeğine katılıyorum. Kitapdaki tabirle '' hüsrana uğramış'' insanların bireysel varoluşlarının yükünden kurtulup kolektif bir bilinçte kendi bilincini uyutması elbetteki onlar için çok cezbedicidir. Bu kitle hareketlerinin doğuşunun ve sürdürülebilmesinin bazı kriterleri vardır. KİTLE HAREKETLERİNİN CAZİBESİ '' Doygunluk hissi olan insanlar bunun iyi bir dünya olduğunu düşünüp onu aynen korumak ,hüsrana uğramış kişilerse bu dünyayı temelden değiştirmek isterler.'' Başarılarımı da başarısızlıklarımı da dış dünyaya bağlama eğilimindeyiz ve hoşnutsuzluklarımız bizi değişim arzusuna götürür. Aynı zamanda bu değişim hamlelerime girişenler kendinde bu güce sahip olduklarını hissedenlerdir.( İmtiyazlı kişiler kadar yoksul tutucular da bu kişilere dahil değil.) Geleceğe duyulan inanç da aynı şekilde önemlidir. Tecrübe bir dezanatajdır. Bir kitle hareketi insanları kendine çekmek ve kendini sürdürebilir kılması için kişisel gelişimi değil insanların kişiliklerinden kurtulma arzusunu teşvik etmesi gerekir. Bir insan kendi gücüne ne kadar az inanırsa davasının gücüne o kadar çok inanır. İnsan kendi meşguliyetini ne kadar değersiz görüyorsa başkalarının işleriyle o kadar çok ilgilenir.(Dedikodu, fanatizm vs.) İnsanlar bir kitle hareketine katılmaya hazır durumdalarsa eğer, bu herhangi bir kitle hareketi olabilir. Bu hareketlerinin ülkülerinin ve içeriklerinin en az önemli şey olması dikkate değer doğrusu. İNANÇ DEĞİŞTİRMEYE HAZIR KİŞİLER Bir ırkı , ulusu veya herhangi bir grubu onun en kötü üyelerine bakarak değerlendirme eğilimimiz bir noktaya kadar doğrudur. ''Tarih oyununu genellikle orta sınıftaki çoğunluğun başlarının tepesinde, işte bu en iyiler ve en kötüler oynar'' Yeni Yoksullar=> Yoksulluk içinde doğmuş büyümüş veya uzun süredir bu durumda olan insanlar genelde ''ebedi nizam'' ın değişebileceğine inanmaz ya da bundan korkarlar . Genelde uyur durumdalardır. Ama yeni yoksulların içlerini eskiden sahip oldukları şeyler yakar. Düşkün Yoksullar=>'' Güneşin doğuşundan batışına dek sırf kendilerini hayatta tutacak şeyleri sağlamak için didinen insanlar şikayet edip durmaz ve hayal kurmazlar.'' İnsanları bilffil çekilen sıkıntılar değil, daha iyi şeylerin tadını almış olmaları teşvik eder. Özgür Yoksullar=>Yeni köle olanlar ya da kölelikten azad edilenler. Özgürlüğün yükünden ve kişisel seçim özgürlüğünden kurtulmak. Bireysellikten kurtulmak, anonim olmak, bireyin özgür toplumda devamlı tabi tutulduğu sınavlardan kurtulmak. Yaratıcı Yoksullar=> Kitle hareketlerinden daha kolay etkilenmenin bir sebebi de yaratıcılığın körelmesi olabilir. Birleşmiş Yoksullar=> kolektif bağların ( aile, kabile,ülke vb.) zayıfladığı yerlerde kitle hareketleri için verimli kaynak vardır. Özellikle geçmişimizde sağ-sol kavgalarının olduğu zamanlardaki sosyolojik ve ekonomik durum kitaptaki görüşleri kanıtlar nitelikte. Disiplinin ve otoritenin güçlü oluşu değil, zayıflamış olması insanları teşvik eder. Uyumsuzlar=> Yaratıcı çalışmaya hasret kalanlar.Yaratmanın tadına varıp, köreldiğini ve bundan böyle kayda değer bir şey üretemeceklerini düşünenler. Aşırı Benciller=> Ne kadar bencilse hüsran o derece şiddetli olur. Diğerkanlılığın en şiddetli savunucusu olabilirler. Sınırsız Fırsatlar => Ne yaparsam yapayım bu kadar çok yapılabilecek şey arasında devede kulak kalacaktır inancı. Azınlıklar=> Kendi kimliğine koruyanlardan ziyade asimilasyon eğiliminde olanlar. Canı Sıkkınlar=> '' Özerk bir hayat süren ve yaşam standartları fena sayılmayacak kişiler, eğer yaratıcı bir çalışma ya da faydalı bir iş yapacak yeteneğe veya fırsatlara sahip değillerse, hayatlarına anlam ve amaç katmak için hiç umut edilmedik işlere çaresizce girişebilirler.'' Günahkarlar=> Suçluluk duygusundan kaçmak için kitle hareketini sığınak olan görenler. Büyük bir amaç uğrunda kendi lekelerinden arınacaklarını umanlar. BİRLİKTE HAREKET ETMEK VE FEDAKARLIK Kolektif bir bütünle özdeşleşmek=> İnsanlar kendilerine kim olduğu sorulsa Müslümanım, Türküm , Hristisyanım vb cevaplar verirler. Kendilerini bu birlikle tanımlarlar. Bu birlik büyük kendi ise çok küçüktür. Kendi ölümlü o ise ölümsüzdür. İnandırmak=> ''Gerçek bir liderin temel görevlerinden biri, taraftarlarında muhteşem bir temaşayai vakur ya da tasasız bir dramatik performansın parçası oldukları yanılsamasını uyandırmak suretiyle ölmenin ve öldürmenin acı gerçeğini maskelemektir. Şimdiki zamanın gözden düşürülmesi=> İşte en önemli noktalardan biri. Kitle hareketi taraftarlarına şimdiki zamanda çok şey vadedemeyecekleri ya da etseler de gerçekleştirmesi çok zor olduğu için onları şimdiki zamandan vazgeçtirip, çocukları, torunları ve gelecek nesiller için kendi yaşamlarında vazgeçen kahramanlar olduklarına inandırmak zorundadır. ''Mümkün olanı denemeye kıyasla, imkansız olanı denemekle gözden düşme riski daha azdır.'' Olmayan şeyler=> Sahip olunanlar değil, sahip olmak için can atılan şeyler harekete geçirir. '' Hayaller, rüyalar ve çılgın umutlar'' Öğreti=> Kitle öğretisi taraftarları için gerçek dünyayla aralarına perde koyarlar. Tek gerçek kendi öğretilerindedir ve bunun dışındakiler sapkınlıktır. Öğretinin anlaşılması değil ona inanılması gerekir. Ancak anlamazsam emin olabilirim. Öğreti basit değil karmaşık olmalıdır. (Ben anladıysam demekki o kadar da derin ve görkemli olamaz!!) Fanatizm=>'' Kendini değerini ispat etmek için canını feda eder.'' Davanın kendisinden değil, bir şeye tutunma ihtiyacından dolayı fanatik olur. Bir fanatik ikna edilemez yalnız başka bir yöne döndürülebilir. BİRLEŞTİRİCİ ETKENLER Nefret=> Düşman ve nefret ettiğimiz şeyler için müttefik arama ihtiyacı. Bize eziyet edenleri bizden üstün görüyorsak nefretimizi bizden aşağı gördüklerimize yöneltiriz. Birinin bize yönelik haklı bir şikayetinin olması ondan nefret etmemize yol açabilir.Kendilerine karşı suç işlediğimiz kişilerin bunu hak ettiğine , rezil ve ölümü bile hak ettiklerine inanma ihtiyacı hissetmemiz. Bireysel kararıyla belkide yapmacağı şeyleri kolektif kararda en uç noktaya kadar götürebilmesi insan için en dikkat edilmesi gereken şeylerden biridir bence. İşkence, cinayet, zorbalık, yalan, ihanet .... Taklitçilik=> '' Kendi yargılarımıza ve şansımıza güvenimiz ne kadar çok azalırsa, başkalarını örnek almaya o kadar çok hazır oluruz.'' Bağımsız bir çözüm bulmaya meylimiz yeteneğimiz yoksa en kısa yol olan taklitçiliğe başvururuz. İkna ve Zorlama=> Propaganda zihninde tomurcuğu olmayan şeyleri ateşlemez çoğu zaman. Benimsenmeye zorlanan inançların inananları en uç inananlardan olabilirler. Bunun doğru olduğuna inanmaya ihtiyaçları vardır.( kendini yaşamak için ruhunu satmış bir korkak olarak görmemesi için). Bu inanç uğruna günah işledikçe, vicdanı kirlendikçe bu inanca daha sıkı sarılır. Liderlik => Aranan özellikler zeka, asillik,özgünlük falan değil, cüretkarlık, meydan okumaktan zevk almak, çelik gibi irade, hakikata sahip olduğuna dair kanı, şiddetli nefret etme yeteneğ,, şimdiki zamanı aşağı görmek, insan doğasına dair kurnazca bir değerlendirme, tutarlılık ve hakkaniyete önem vermeyiş, sembollerden(törenler ve nümayişler) hoşlanmak, pişkinlik, mahir bir yardımcılar grubunun azami bağlılığını sağlamış olmak. Şüphe, eylem =>birbirlerinin açığını arayan üyeler arasında daha da görevine sarılma ve düzgün iş yapma görülüyor. Birleşmenin Etkileri=> 1. Bireyin zekasının kendi kendine yeterliliğine dair inancı önle. 2. Ekonomik bağımlılığı devam ettir.3. Toplumun kendi kendine yeterliliğini önle.4. Sanat,bilim vs. sansürle ve yaratıcılığı körelt. 5.Adanmışlığı telkin et ve kişisel eksiklik duygusunu devam ettir. ===> Eksik ve bağımlı bireyler kolayca taraftar olacaktır. BAŞLANGIÇ VE SON Söz Erbabı ===> Hitabet yeteneği gelişmiş olan ve içinde bulunulan durumları iyi analiz eden, bunlardan bahseden ve halkı uyandıran kişiler. Ama yapılan jesterle vs dalkavukluk safına geçebilir. Protestocu söz erbabını ayakta tutan haksızlık, eşitlik vs den ziyade kendi kişisel sebepleriridir. Eğer bu kişisel sıkıntı düzeltilirse direkt çekip gidebilir. '' Bir yönetim,ehliyetinin sınırlarını aştığı halde iktidarda kalabilmişse, o yerde ya eğitimli bir sınıf yoktur ya da iktidardakilerle söz erbabı arasında sıkı bir ittifak vardır.'' Fanatikler====> Fanatikler olmazsa söz erbabının başlattığı şey sadece kolayca bastırılınabilecek bir kargaşadan ibaret kalır. Anarşinin ilk belirtilerinde çoğu söz erbabı yan çizer, devam ettiren fanatiklerdir. Zafer kazanıldıktan sonra, düzen sağlanmaya başlandıktan sonra fanatikler gerginlik ve bozuculuk unsuruna dönüşür. Devamlı aşırı şeyler aramaya koyulur. Yok edilecek dış düşman kalmayınca kendi içlerinden düşman oluşturur. Becerikli Eylem İnsanları ===> Söz erbabı öncülük eder, fanatik ete kemiğe büründürür, eylem insanlarıysa onu pekiştirir. Bir inanç insanı değil bir kanun insanıdır. Bütün bunlardan sonra düşünebilirizki kitle hareketleri uyuyan ya da uyuşan halk için olumlu olabilir ama verilecek zayiatları göz ardı edemeyiz.
Kesin İnançlılarEric Hoffer · Olvido Kitap · 20193,720 okunma
··
244 Gösterim
Yorumlar
Lütfen giriş yapınız.