Puan vermedi·448 syf.····Okunma: 17 Şubat 2025 01:40 'Ne yağdı be! ' Diye diye bir günde başlayıp bitirene kadar uyuyamadığım gecenin sabahındaki yağmuru gördüğüm an, gerçekle bağlantım kopmuş gibi, sanki oradaymışım gibi çok enteresan bir ruh haline sürükleyecek kadar etkileyici bir kitap. Arada bir Ahmet Ümit'i yoklayan ' bu kadar araştırdım bütün öğrendiklerimi detay detay kitapta anlatayım' çabasından uzak, yalın, ve uzun zamandır tüm okurların göğsüne bastıran ağrıyı bir nebze huzura erdiren bir hikaye bu.
Sayfalar arasında şüphe bir sarkaç gibi, tam 'işte o' denilen anda hızla bambaşka birine yaklaştırılıyor ve neredeyse son sayfaya kadar içimi kemiren güvensizlik hissiyle çat çat sayfa değiştiriyorum. Ve sonunda Nevzat'ın ulaştığı gerçekle bir arkadaşımın ferahlamasına eşlik eder gibi biraz öfke, biraz rahatlamayla kapatıyorum kapağı.
Siz de benim gibi uzun zamandır okuduğunuz karakteri tanıyormuş gibi hissedenlerdenseniz bu kitap sizin de içinizi bir nebze soğutacak. Belki Tatavla'daki meyhane gibi gördüğünüz o mekanda siz de bir kabusun bitişine Nevzat ve Evgenia'yla kadeh kaldıracaksınız.