Uyarı: Bu inceleme spoiler içerir!
Öncelikle şunu belirtmek isterim ki birinci kitabı bayağı bir sevmiştim. Eflah Ukde'nin babasının arkadaşı olduğu için bunu ahlak bakımı açısından iğrenç bulanlar olmuş. Fakat zaten kitapta da bu durumun ahlak açısından sorunlu olduğu ve Eflah o zamanda Ukde'nin bir nevi amcası olmadığı için duyguların gelişebildiğini açıkça anlatıyor. Ukde'nin bu durum karşısında zaten ne kadar sıkıntı çekip Eflah'tan uzak durmak istediğini herkes bilir.
Gelelim beni asıl hayal kırıklığına uğratan konuya. Açıkçası ben Ukde'nin bir süre daha geçmişte kalıp Taner gibi uçurumdan atlamasını bekliyordum. Ukde'nin hiç var olmaması beni bayağı üzdü. Onların aşkı imkansızdı, bunu biliyordum. Ukde eninde sonunda ölecekti zaten. Ama Eflah'ın Ukde'yi unutması beni yıkan asıl darbe oldu. Yani düşündükçe aklım almıyor, insan sevdiği birini unutması, onu hep hissedip asla hatırlayamaması. Bence 2. kitap üstünkörü yazılmış ve gerekli özen verilmemiş. Kitap beni açıkça depresyona soktu resmen. Haftalardır etkisinden çıkamıyorum.
Benim diyeceklerim bu kadardı, artık duygu ve düşüncelerimi dökmem gerekiyordu çünkü dayanamıyordum. Umarım benimle aynı fikirde olanlarınız vardır da kendimi yalnız hissetmem...